Kitap: Yaşamayı Öğrendiğim Gün

laurent gounelle yaşamayı öğrendiğim gün

Laurent Gounelle, kitaplarıyla yeni tanıştığım Fransız bir yazar. Hayranları ona "mutluluk fabrikatörü" ismini takmış. Yaşamayı Öğrendiğim Gün kitabında tıpkı bizlerden biri gibi hayat koşuşturmacası içerisinde hayatı işinden ibaret olmuş, eşinden ayrılmış ve küçük bir kızı olan, hayattan bu ayki iş hedeflerini tutturmak dışında bir beklentisi kalmamış Jonathan karakteriyle tanışıyoruz. Bu haliyle Jonathan pek de tanışmaktan zevk duyacağımız biri değil. El falına bakan bir çingenenin kendisine öleceğini söylemesinden sonra Jonathan yaşamını sorgulamaya başlıyor ve geçirdiği güzel değişimle hayattaki amacını bulmuş, dünyaya bambaşka bir gözle bakan bir insan oluyor.

Kitapta Jonathan'ın değişimini adım adım izlerken hayat hakkındaki soruları beni de sık sık düşünmeye itti ve pek çok satırın altını çizip tekrar tekrar okumaktan kendimi alamadım. Yaşamayı Öğrendiğim Gün, kuru kuru tavsiye veren kişisel gelişim kitaplarının aksine anlatmak istediğini güzel bir hikaye içerisinde anlatıyor ve akıcı olay örgüsü ve anlatımıyla hiç sıkmadan bitiveriyor. Altını çizdiğim satırlardan bazılarını her zamanki gibi aşağıya bırakıyorum ♥

"Bu şekilde yaşamasının ne anlamı olmuştu? Bu yaşam onu nereye götürüyordu? Hiç durmadan çalışıp güçlükler içinde debelenerek, toplumun içinde uyandırmayı başarmış olduğu birkaç arzuyu mağazalarda doyurmak üzere hafta sonunu beklemek ve sonunda da hiç de kalıcı olmayacak küçücük bir tatmin yaşamak. Sonra bir sonraki hafta sonu için yine çalışıp çabalamak. Yaşam yalnızca bir gayretler ve geçici, anlık zevkler döngüsünden ibaret değil miydi sanki?"

"Gerçekte kim olduğumuzu ve ne için yaratılmış olduğumuzu ifade etmemize yarayacak şeyler. Bize kendi içimizin derinlerinden gelen bir tatmin, sevinç getiren şeyler."

10 yorum:

  1. Room'u okurken bile içim daraldı; sanırım insanın çocuğu olunca bir tık daha fazla etkileniyor bu tür filmlerden. Seyretmek ister miyim cidden bilemedim :) Müslüm'e ise çok gitmek istiyorum. Müslüm Gürses fenomeniyle ilişkim tamamen seninki gibi ve bu filmden sonra hayatındaki zorluklardan haberdar oldum. Hala da tam detay bilmiyorum, filmden önce daha fazlasını öğrenmek istemedim. Arkadaşım çok vurucu olacağını söyledi, sanırım ortak kanaat bu...
    Bu güzel ve keyifli Cuma yazısı için teşekkürler Fulya, çok sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Room gerçekten çok etkileyiciydi. Film boyunca sık sık geçen senelerde çok konuşulan, bir adam tarafından kaçırılıp yıllarca hapsedilmiş 3 kadın aklıma geldi. Maalesef bunlar gerçekten yaşanıyor ve insan empati yaptığında bile yüreği sıkışıyor. Neler hissettiklerini anlamak çok zor ama film gayet başarılı bir şekilde anlatmaya çalışmış.
      Müslüm de arkadaşınızın dediği gibi çok vurucuydu! İnsan bunları yaşamış birinin nasıl hayatına böyle devam edebildiğine inanamıyor. Filmi çekilmeye değer bir hayat ve izlenmeye değer bir film olmuş. Spoilerlara yakalanmadan gitmenizi öneririm, çok sevgiler benden de Başak Hanım'cım ^_^

      Sil
  2. Fulya'cığım, yeni ayın başlangıcında bu yazı süpeeer oldu! Bence favoriler yazılarını aksatmadan yaz, çünkü burada heyecanla bekleyen birileri var :p

    Özellikle kitabın konusu beni çok etkiledi, elimdekiler bittiğinde ona da mutlaka bakacağım, çok keyifli okunacak bi kitaba benziyor.

    Filmlerin ise hiçbirini daha önce izlememiştim Room'u ve Don't Breathe'i özellikle çok merak ettim, Müslüm'e ise henüz gidemedim ve gitmeyi çok istesem de izleyebileceğimi düşünmüyorum açıkçası, bu tür yaşamdan uyarlanan dram hikayelerini izleyemiyorum :)

    Müziklerin hepsini de şimdi bu yorumu gönderip açacağım, eminim müzik konusunda da zevklerimiz ortaktır.

    Güzel yazın için teşekkürler, devamını da heyecanla bekliyorum. Çok öpüyorum, sevgiler! ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kübra'cım beğenmene ve bu güzel yorumlarına çook sevindim! Artık hiçbir ay aksatmadan yazmayı umuyorum bu seriyi, zaten güzel blogun beni de daha çok yazmaya teşvik ediyor ♥

      Room konu itibariyle etkileyici, Don't Breathe ise bir an bile göz kırptırmıyor. İkisi de sıkılmadan izlenebilecek filmlerden. Müslüm filmi herkesin kolayca izleyebileceği bir film değil, film boyunca yaşananların gerçek olduğunu da bildiğimden kalbim sıkıştı, etkisinden kolay çıkamadım.

      Şarkıları ilk kez dinliyorsan umarım sevmişsindir, yeni şarkılar keşfetmek kadar keşfettirmeyi de çok seviyorum :p

      Çok öpüyorum ben de ♥♥

      Sil
  3. D&r baktım suan pahalı ama ındırıme gırer gırmez alıp okuyacağım cok begendım konusunu, normalde kısısel gelısım okurum ama kuru kuru olmayanları seçmeye çalışıp onlardan yararlanırım. Fılmlerde bılım kurgu yada romantık-Dram sevdıgım ıcın ılgımı cekmedı ama bır sonrakı favorılerın onlar uzerıne olursa bakarım fılmlerede :*
    Sevgiler öpücükler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kitaplarımı kitapyurdu.com'dan alıyorum, belki orada daha uygundur aklında olsun ve umarım seversin :) Filmlerde benim de ilk tercihim romantik-dram ama bu ay kendim seçmediğimden biraz daha gerilim türüne kaydım. Önümüzdeki ay umarım bol bol romantik-dram filmi olur bu listede ^_^
      Çok sevgileer!

      Sil
  4. Gounelle'nin "Tanrı Tebdil-i Kıyafet Gezer" kitabını okumuştum, çok da sevmiştim.
    Bu kitabını da merak ettim.

    "Don't Breathe" de ne gergin bir fildi değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa, sitede o kitap hakkında da bayağı iyi yorumlar vardı, almak için listeme eklemiştim hatta. Bir sonraki kitap siparişimde mutlaka alıp okuyacağım o zaman! :)

      "Gergin" kelimesi filmi ne güzel tanımlıyor. Film boyunca gözlerimi ayıramadım ekrandan, tempo hiç düşmedi :)

      Sil
  5. Film önerilerinin hepsini de beğendim ve listeye aldım .-))

    YanıtlaSil

Instagram

Blogdaki tüm yazılar Fulya Yıldız tarafından yazılmış olup atıf yapılmadan paylaşılamaz.