Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush Yorumlarım

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H göz kalemlerini ne kadar çok sevdiğimden sık sık bahsediyorum. Öyle ki kendilerini kullanmaya başladığımdan beri başka göz kalemlerine bakmaz oldum. Elimde hali hazırda çok sevdiğim 3 rengi vardı (yazısı için tıktık) ve Gratis indiriminde yarı fiyata düşünce bu aralar göz makyajında en sevdiğim tonlardan kahverengi Browny Crush rengini satın aldım.

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush koyu kahverengi, mat bir göz kalemi. Bu serideki göz kalemlerinin ambalajları siyah, kapakları kalemin rengiyle birebir aynı renkte. Bu tasarımlarını beğeniyorum. Kalemin ucu kütleştikçe kalemtıraş kullanmak gerekiyor.

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush

Browny Crush göz kaleminin yapısı diğerleri gibi yumuşacık. Zorlanmadan, gözü çekiştirmeden kolaylıkla uygulanıyor. Rengi oldukça yoğun olduğundan tek seferde rengini mükemmel bir şekilde veriyor. Kalıcılığı ise yine çok iyi. Ben bu göz kalemini alt kirpik dibime uyguluyorum ve akşam göz makyajımı silene kadar yerinden oynamıyor. Bileğime uygulayıp fotoğrafını çektikten sonra parmağımla silmeye çalıştığımda asla bulaşmadı, hafif bile olsa silinmedi.

Loreal Paris Infaillible Gel Crayon 24H Browny Crush swatch

Hem renklerinin güzelliğiyle, hem de şahane yapıları ve kalıcılıklarıyla bu seriden her zaman övgüyle söz edeceğim sanırım. Koyu kahverengi Browny Crush rengine alternatif olarak bakır rengindeki Super Copper rengi de bir sonraki indirim dönemi için şimdiden aklımda 

The Balm Down Boy Allık Yorumlarım

the balm down boy allık

Geçtiğimiz haftalardaki Gratis indirimde The Balm'ın en güzel allıklarından Down Boy'u satın aldım. The Balm allıkları sık sık "The Balm'dan alınması gereken ürünler" listelerinde kendine yer buluyor. Bana göre de pigmentleriyle ve güzel renk tonlarıyla ilgiyi kesinlikle hak ediyorlar!

The Balm Down Boy allık kare şeklinde karton ambalajda. Her ürünü gibi Down Boy'un ambalajı da çok şirin. Ürünün kapağında ayna bulunuyor ve kapağındaki mıknatıs sayesinde sıkıca kapanıyor. Çantada açılma gibi bir durum kesinlikle yok.

the balm down boy allık

Kutunun içerisinde 9,9 gr ürün bulunuyor, pigmentini de hesaba katarsak oldukça uzun bir süre kullanacak gibiyim :) İçeriğinde de paraben ve talc bulunmuyor.

the balm down boy allık

Allıktan bahsedecek olursam; başlarda yakışır mı yakışmaz mı tereddüt etsem de toz pembe renkteki bu allık beyaz tenlilerden esmerlere kadar hemen herkese yakışacak bir renk. Soğuk tonlarda ve yapısı tamamen mat. Oldukça pigmentli olduğundan çok dikkatli uygulamakta fayda var. Ben açılı allık fırçasını allığa yalnızca bir kere dokundurarak yüzüme hafif hareketlerle uyguluyorum. Bu haliyle bile kendini oldukça belli ediyor, elinizi fazla kaçırmanız halinde Heidi olmanız kaçınılmaz (birkaç kere oldum oradan biliyorum). Yanaklara soğuktan üşümüş de kızarmış gibi doğal bir pembelik veriyor ve siz makyajınızı çıkarana kadar yüzünüzde kalıyor!

the balm down boy allık
 the balm down boy allık

Bir tane pembe allığım olsun diyorsanız pigmentasyon, kalıcılık ve renk olarak tam not alan Down Boy allığa indirimlerde mutlaka göz atın derim. Down Boy allıktan daha önce satın aldığım The Balm Instain Swiss Dot allık da haftaya blogda olacak. Yorumlarınızı aşağıya bekliyorum!

Rimmel London Match Perfection Kapatıcı

rimmel london match perfection kapatıcı

Rimmel London cilt ürünleriyle genelde iyi anlaşıyorum. Günlük olarak kapatıcı pek kullanmıyordum ama hem özel günlerde göz altlarım için hem de zaman zaman çıkan sivilce izlerimi kapatmak için bir kapatıcı almak istedim ve hakkında iyi yorumlar okuduğum Rimmel London Match Perfection kapatıcı önceliğim oldu. Kendisini bir süredir göz altlarımda, birkaç gündür de sivilce izlerim için deneyimliyorum ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

rimmel london match perfection kapatıcı
rimmel london match perfection kapatıcı

Rimmel London Match Perfection kapatıcı 7 ml'lik ince uzun plastik bir tüpte bulunuyor, tüpün ağız kısmında ise fırça aplikatörü var. Bu fırça yardımıyla ürünü uygulamak kolay olsa da ürünü tüpten çıkarmak oldukça zor. Bir süre hiç ürün gelmiyor, biraz daha fazla sıktığımda ise istediğimden fazla ürün fırçaya gelmiş oluyor. Bir türlü istediğim miktarda ürünü alamadığımdan ambalajını hiç kullanıcı dostu bulmadım ve sevmedim. Ambalajı nedeniyle de ürünün çabuk biteceğini düşünüyorum :(

Match Perfection kapatıcının bendeki rengi en açık renk olan 010 Ivory. Aynı serinin fondöteninde 100 Ivory rengi cildime bir tık koyu gelse de kapatıcının rengini çok sevdim ve cildimle çok güzel uyum sağladı. Göz altlarıma üçgen şeklinde uygulayıp nemli bir süngerle dağıttığımda göz altlarıma aydınlık bir görünüm veriyor ve altına göz kremi uygulamasam da nemli bir bitiş elde ediyorum. Uyguladıktan sonra çok hafif de olsa çizgilere dolduğunu hissettiğimden mümkün olduğunca transparan bir pudrayla göz altlarımı sabitliyorum ve bu şekilde çok daha iyi sonuç veriyor (pudra uygulamadığımda pıt pıt parmakla düzeltmek de çok zorlamıyor).

Kapatıcılığı ince yapısına rağmen oldukça başarılı. Göz altlarınız çok morsa kapatıcılığı sizi tatmin etmeyebilir ama daha problemsiz göz altlarını güzel aydınlatıyor. Benim sol gözümün altındaki oldukça belirgin bir damarımın görünürlüğünü tam kapatmasa da hayli azaltıyor, kırmızı sivilce izlerimi güzel nötrlüyor. Bu açıdan benim beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Bu arada ambalajın üzerinde belirtildiğine göre ürün içeriğinde C ve E Vitamini bulunuyormuş.

rimmel london match perfection kapatıcı

Rimmel London Match Perfection kapatıcı indirimlerde oldukça uygun bir fiyata geliyor ve bu uygun fiyatıyla mutlaka şans verilmesi gereken ürünlerden biri olduğunu düşünüyorum. Benim için tek kusuru ambalajının zorlayıcı olması. Onun dışında performans olarak bu fiyata alınabilecek en güzel ürünlerden biri!


Alışveriş #4


Bu hafta benim için heyecanlı ve yoğun bir hafta olduğundan buralarda çok vakit geçiremiyorum ama taslaklardan bir alışveriş yazısıyla uzak kalmayalım istedim :) Eylül ve Ekim aylarında yaptığım küçük kozmetik alışverişlerini bir yazı altında toparladım. İçlerinde henüz kullanmaya başlamadığım ürünler var, özellikle bazılarını denemek için sabırsızlanıyorum!

İlk önce Ekim ayının başında recete.com'dan yaptığım ilk alışverişime bakalım:

bioderma sensibio mild foaming gel

1- Caudalie Moisturizing Toner: 200 ml'lik boyunun dibine geldim ve severek kullandım. Caudalie markasını zaten çok sevdiğimden tekrar aynısını sipariş ettim ama bu kez hafta sonları taşıması kolay olsun diye 100 ml olanını aldım. Fiyatı 41,25 TL'ydi. Detaylı yazısını buradan okuyabilirsiniz.

2- Vichy Dercos Şampuan: Taner'in ara ara nükseden saç derisindeki egzama için bu kez çok övülen Vichy Dercos'u sipariş etmek istedim. Şişesi küçücük ve içerisinde 200 ml ürün var, bakalım ne kadar gidecek? Kullanmaya başladı ama memnun kalırsa bu kez büyük boyunu sipariş ederiz kesinlikle. Fiyatı 50,5 TL'ydi.

3- Bioderma Sensibio Mild Cleansing Foaming Gel: Sipariş ettiğim 2 ürünün yanında gelen bu 45 ml'lik Bioderma Sensibio yüz temizleme jelini hafta sonları seyahat çantama attım ve geçen hafta sonu ilk kez kullandım. İlerleyen zamanlarda detaylı blog yazısı gelecek.

loreal paradise maskara

Son 2 aydaki Gratis ve Watsons kozmetik alışverişimde aldıklarımdan devam edelim:

4- Maybelline Brow Precise Fiber Filler Brow Mascara: Maybelline'in bu kaş maskarasının testerını geçen ay Gratis'te denedim ve hoşuma gidince indirimde gördüğüm ilk zamanda aldım. Fişini attığımdan tam fiyatını veremiyorum ama 20 TL gibi bir şeydi sanırım . Benim rengim Dark Blonde. En kısa zamanda kullanmaya başlayıp yorumlarımı yazmak için sabırsızlanıyorum!

5- Loreal Paradise Extatic Mascara: Loreal'in çıktığı günden beri popüler olan bu maskarasını yine bir indirimde güzel fiyata yakalayınca sepete attım. Zaten bu ambalaja fazla dayanamazdım. Aldığımda fiyatı 30 TL'ydi, şimdi tabii ki daha da arttı :( Yorumlarda çabuk kuruduğu söylendiği için elimdeki maskaraları bitirmeden açmak istemiyorum ve sabırla elimdekilerin bitmesini bekliyorum.

6- Eklips Stippling Fırçası: Fondötenlerimi uzun bir süredir süngerle uyguluyorum, daha önce de kedi dili fırça kullanıyordum. Elimde bu şekilde küt bir fondöten fırçası yoktu ve uygun fiyata bulunca kaçırmadım. Fiyatı 13,90 TL'ydi.

pantene 3 minute miracle saç kremi

7- Pantene 3 Minute Miracle Nem Terapisi: Pantene'in bu saç kremi serisinden Güç ve Parlaklık olanını kullanıyorum. Burada detaylı yazısında da bahsetmiştim, şimdiye kadar kullandığım en etkili saç kremi buydu. Bendekinin yarısına gelince bu kez Nem Terapisi olanını denemek istedim ve indirimde 13 TL'ye aldım. Bakalım Nem Terapisi nasılmış?

8- Loreal Infaillible 24H Gel Crayon Browny Crush: Loreal Infaillible göz kalemlerini çok sevdiğimi bu yazımda anlatmıştım. Elimde 3 rengi bulunuyor ve son zamanlarda kahverengi göz kalemi kullanmayı çok sevdiğimden Browny Crush rengini kaçıramazdım. Fiyatı Gratis'in %50 indirimiyle 17,65 TL'ye geldi. Detaylı yazısı gelecek.

9- The Balm Down Boy Allık: Yakışır mı, yakışmaz mı, çok mu pembe olur derken bebek pembesi The Balm Down Boy allık sonunda benim oldu. Elimde bu tonda bir allık olmadığından şimdilik bu seçimimden memnunum. Kullanmaya başladım bile, yazısı en kısa zamanda burada olacak! Fiyatı yine %50 indirimle 34 TL'ye geldi.


11- Dove Nemlendirici Sıvı Sabun: Dove sabunlarının kokusuna bayılıyorum! İndirimde olunca bunu tercih ettim. Fiyatı 7,50 TL'ydi.

12- Nivea Love Sunshine Banyo ve Duş Jeli: Bu alışveriş yazısındaki belki de beni en mutlu eden ürün buydu :)) Nivea Sun güneş kremlerinin kokusuna bayılan ve sırf kokusu yüzünden her yaz vazgeçemeyen biri olarak her kullandığımda parfümü olsa alırım derdim, parfümünü değil ama duş jelini yapmışlar! Almasam olmazdı :) Benim gibi Nivea Sun güneş kremi kokusu aşıkları varsa sınırlı sayıdaki bu duş jellerini kaçırmasınlar! Aldığımda fiyatı 16,90 TL'den 10 TL'ye düşmüştü.

10- Deborah 24 Ore Absolute Volume Mascara: Watsons'tan yaptığım sıvı sabun ve duş jeli alışverişinde kasada Deborah'ın daha önce hakkında iyi yorumlar okuduğum bu maskarası 39,90 TL'den 19,90 TL'ye düşüyordu. Ben de fiyatını uygun bulunca aldım. Kullanmaya başlayıp fikirlerim oturunca detaylı yazısı gelecek.

yves rocher saç bakım yağı

11- Yves Rocher Hair Repair Oil: Son olarak geçenlerde Yves Rocher'den indirimde 26,50 TL'ye bu saç bakım yağını satın aldım. Yves Rocher saç bakım ürünleriyle hiç anlaşamıyoruz ama bu tarz bir ürüne ihtiyacım vardı ve indirimde bir şans vermek istedim. Umarım saçım artık bu yağla iyi anlaşır ve burada kendisinden güzel yorumlarımla bahsederim 😐

Eylül Ekim aylarında yaptığım alışverişler böyleydi. Özellikle maskaraları bir an önce deneyip yorumlamak için sabırsızlanıyorum ama elimdekiler bitmeden yenilerini açmadığımdan maskara yazıları biraz gecikebilir :)

Dizi Önerisi: The Haunting of Hill House 👻

the haunting of hill house dizi netflix

Bu sefer benden beklenmeyecek türde bir dizi önerisiyle geldim. Bahsedeceğim dizi; korku/psikolojik gerilim sevenlerin hoşuna gidebilecek, benim gibi aile draması izlemeyi sevenleri ise birçok yönden yakalayıp merakla izlemelerini sağlayacak, Netflix'in başarılı yapımlarından The Hauting of Hill House!!

Shirley Jackson'ın 1959'da yayınlanan aynı isimli romanı 2 kere sinemaya uyarlanmış, "Tepedeki Ev" ismiyle ülkemizde de satılıyor. Kitabını okumayı düşünenler varsa link bırakıyorum.

Tepedeki Ev - Shirley Jackson

Dizinin 1. sezonu 10 bölümden oluşuyor ve her bölüm yaklaşık 1 saat uzunluğunda. Daha sonraları "perili köşk" olarak anılacak bir evde büyüyen 5 kardeş ve anne babalarının öyküsü anlatılıyor. Bu beş kardeş Steven, Shirley, Theodora ve en küçükleri olan ikiz kardeşler Luke ve Nell.

the haunting of hill house netflix dizi

Kardeşlerden en büyüğü Steven günümüzde korku türünde başarılı kitapları olan bir yazar. En meşhur kitabı kendi hikayelerini anlattığı Tepedeki Ev romanı. Bu roman sayesinde kariyerinin zirvesine ulaşırken kitabın çıktığı dönemde diğer kardeşlerinin tepkisini alıyor. Tepedeki Ev'den ayrıldıktan sonra kardeşler arasında zaten zayıflamış olan bağın, Stevan'ın kendi hikayelerini ticari amaçla ortaya dökmesiyle birkaç sene önce daha da sarsıldığını görüyoruz. Günümüzde yaşanan trajik bir olay ise kardeşleri ve babaları Hugh Crain'i istemeseler de yeniden bir araya getiriyor.

the haunting of hill house dizi netflix

Dizi çoğunlukla iki farklı zamanda ilerliyor. Karakterlerin bugünkü halleriyle birlikte, yaklaşık 20 yıl önceki Tepedeki Ev'de yaşadıkları döneme tanık oluyoruz. İlk 5 bölümde sırasıyla her kardeşin hikayesini ve yaşadıkları ortak olaylara kendi bakış açılarını izliyoruz. Luke'un yaşadıklarını gördüğümüz 4. bölüm ve Nell'i anlatan 5. bölüm benim en etkilendiğim bölümlerdi. Özellikle 5. bölümün son sahneleri hem ürkütücü hem de oldukça hüzünlüydü.

the haunting of hill house netflix dizi

The Haunting of Hill House, özellikle Tepedeki Ev'de geçen sahnelerde gerilim unsurunu güzel bir şekilde işliyor. Karanlık koridorlar, oynayan kapı kolları, hayaletler (başlıktaki gibi sevimli değiller) benim gibi en basit gerilim sahnesinde yerinden sıçrayan birini korkutmaya rahatlıkla yetecek seviyedeydi. Tepedeki Ev'de geçen birçok sahnenin arka planında bir hayalet görmek mümkün; izlerken arka plana da dikkat edin derim.

the haunting of hill house netflix dizi

Benim diziye başlama sebebim ise diziyle ilgili birçok yerde "This Is Us'ın korku versiyonu" yorumunu okumamdı. Gerçekten de dizide işlenen aile draması oldukça etkileyici, bir süre sonra olaylara odaklanmaktan korku unsurlarını görmüyorsunuz bile. Çocukluklarında yaşadıkları travmaların kardeşlerin yaşamındaki etkileri, bu travmaların ortak unsuru olan Tepedeki Ev ve evin yaşayan bir karakter gibi anlatılış şeklini sevdim. Bölümler 1 saat civarında olmasına rağmen, ilk bölümden itibaren büyük bir merakla izleyerek bir hafta sonunda ilk sezonu bitiriverdim. Dizinin 2. sezonu olup olmayacağı maalesef şu anda belirsiz. Olursa da heyecanla izlemeye devam ederim.

Diziyi izlediniz mi ya da izlemeyi düşünüyor musunuz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!

Fotoğraflar Google Görseller'den alınmıştır.

Bitenler #7


Eylül ve Ekim ayı başlarında pek ürün bitiremeyince bu ay yazı gelmeyecek diye düşünüyordum ama hem ayın sonuna doğru elle tutulur birkaç ürün bitirdim, hem de Ekim ayında son kullanma tarihi geçmiş ya da uzun süredir elimde olup kullanmadığım birkaç ürünü çöpe gönderdim. Son iki ayda neler bitirdim ve neleri çöpe gönderdim merak ediyorsanız okumaya devam edin!

Ürün isimlerine tıklayarak detaylı yazılarına ulaşabilirsiniz.


Cilt Bakım Ürünleri

1- Yves Rocher Hassas Göz Makyaj Temizleyicisi: Ennn sevdiğim göz makyaj temizleyicisinin bir küçük boyunu daha bitirdim. Şu an Ekspres olanını kullanıyorum ama bittiğinde tekrar buna döneceğim.

2- Caudalie Moisturizing Toner: Caudalie'nin nemlendirici toniğini çok severek kullandım. Cildimi yormadı, nemlendiriciden önce cildimdeki gerginliği alıp nemlendiriciye hazırladı. Bitmeden taşıması kolay olsun diye 100 ml'lik boyunu sipariş etmiştim.

3- Avene Hydrance Legere Nemlendirici Krem: Hassas ciltlere uygun Avene tanışma kitinden çıkan 15 ml'lik bu seyahat boy nemlendiriciyi severek kullandım, şu an ikinci tüpü kullanıyorum. Nemlendirmesi güzel, cildimde herhangi bir probleme yol açmadı. Kış için performansı nasıl olur bilmiyorum ama elimdeki diğer seyahat boy ürünler bittiğinde normal boyu alınabilir.

4- Bausch + Lomb Soin Apaisant Göz Kremi: Kullandığım ilk göz kremi :) Gözümde herhangi bir olumsuz duruma sebep olmadığı gibi iyi anlamda bir etkisini de pek göremedim. SKT Eylül 2018'di, henüz bitmese de Ekim ayının sonunda kendisini çöpe gönderdim.

5- Pot O'Miracle Lip Revitalizer: 2. kutuyu da nihayet bitirdim, kendisi çoook uzun süre gidiyor ve bir türlü bitmiyor. Bu lip balmı her gece yatmadan önce kullandım ve nane kokusundan, dudaklarımı nemlendirmesinden gayet memnun kaldım (ki benim dudaklarım çok kurur ve sıradan lipbalmlar pek işe yaramaz). Kendisini çok sevsem de başka ürünlere şans vermek için tekrar almadım.

Saç ve Duş Ürünleri

6- Prozinc Fresh Şampuan: Prozinc şampuanlarından mor etiketli normal ve yağlı saçlar için olan şampuanı daha önce severek kullanmıştım. Taner'in saç derisindeki egzama için bir eczacının önerisiyle bu şampuanı aldık. Şampuan olarak severek kullandı ama egzama açısından çok bir etkisi olmadı maalesef. Tekrar almadık ama daha iyisini bulamazsak yine tercih edilebilir.

7- Watsons Matt Hair Wax: Taner'in kullandığı bir ürün daha :) Kendisi çok memnun, hem saça güzel şekil veriyor hem de saçı parlak ve sert bırakmıyor. Kokusunu da beğeniyorum ben.

8- Le Petit Marseillais Çam ve Deniz Rezenesi Duş Jeli: Le Petit Marseillais duş jelleri içerisinde koku olarak en sevdiklerimden biri bu oldu, ferah ve baymayan bir kokusu var. Nemlendirme açısından bir etkisini görmedim.

Kişisel Bakım Ürünleri

9- Emotion Love Deodorant: Temiz, pudra kokusuyla en sevdiğim deodorantlardan biri ♥ Birkaç ay önce CarrefourSA'da indirimde görünce 3 tane stoklamıştım, şu an sonuncusunu kullanıyorum. Performansından da memnunum. Yeni kokular denemek istesem de bittiğinde dayanamayıp yine bunu alabilirim.

10- Yves Rocher Çin Yeşil Çayı Roll-on: Yves Rocher roll-onlardan alüminyum içermeyen bu Çin Yeşil Çayı roll-onun kokusunu hiç sevmedim. Performansı da bence kötüydü. Henüz yarısı dolu olsa da alalı uzun zaman olduğundan artık çöpe gönderiyorum. Bu seriden koku olarak favorim Hint Pamuk Çiçeği'ydi ama onun içerisinde de alüminyum var maalesef, ikisini de tekrar almayacağım.

11- Flormar Orkide Kompleksli Oje Temizleyici: Kokusu beni rahatsız etmedi ve tırnaklarımda yumuşatma etkisini gerçekten hissettim. Genelde asetonsuz oje çıkarıcıları (hatta pratik kutuları) tercih etsem de beğendiğim bir ürün oldu. 

Kozmetik

12- Pure Beauty CC Krem: Başlarda bu CC kremi çok severek kullansam da geçen kış cildimin kurumasıyla birlikte bir anda cildime oturmamaya, pütür pütür durmaya başladı. Baktım olmuyor ben de anneme verdim, annem severek kullandı ve bitirdi. Cilde verdiği aydınlık görüntüyü çok sevmiştim, keşke sonradan beni üzmeseydi de bittiğinde tekrar alsaydım :(

13- Yves Rocher Sexy Pulp Maskara: Kullandığım Yves Rocher maskaraları içerisinde en sevdiğim maskara bu oldu! Başlarda kuru yapısına alışamasam da verdiği dolgunluk tam istediğim gibiydi. Gözlerimde de yanma, sulanma yapmamasıyla benden tam not aldı. Yeni ürünler denemek istediğim için tekrar almadım ama şu ana kadar kullandıklarım içerisinde favorim diyebilirim.

Diğer

14- Vernel Max Supreme Romance Konsantre Çamaşır Yumuşatıcısı: Pazartesi günü blogda olan Denebunu Ekim '18 Kutusu yazımı okuduysanız geçen ayki Denebunu kutusunun içeriğinden bu yumuşatıcı çıktı biliyorsunuz. Çamaşırlar makineden çıktıktan sonra müthiş koksa da kuruduktan sonra çok aman aman bir farkını görmedim. Yumuşatıcı konusunda içeriğine daha çok güvendiğim markayı kullanmaya devam edeceğim.

Eylül ve Ekim aylarında biten ve çöpe giden ürünlerim bunlardı. Umarım keyifle okumuşsunuzdur :)

Denebunu Ekim '18 Kutusu

denebunu ekim kutusu

Denebunu, her ay farklı markaların deneme boy ürünlerini içeren bir kutu yayınlayan ve profil özellikleri eşleşen üyelerine bu kutuları ücretsiz gönderen bir oluşum. En son Denebunu Mayıs '18 Kutusu yazımda, bana gelen kutu içeriğinden bahsetmiştim ve geçtiğimiz ay da profilime uygun bir kutu çıkıp elime ulaşınca hemen içeriğini burada paylaşmak istedim.

Denebunu Ekim '18 kutusunun çiçekli yeni tarzını çok sevdim. Bazı aylarda kutunun tarzının değişmesi hoşuma gidiyor. Bu ay diğer aylara nazaran kutudan daha az ürün çıktı ama hepsi de denemediğim ürünler olduğundan sayısı hiç önemli değil :)

denebunu ekim kutusu içerik

Bu ayki kutunun içeriği şöyle;

1- Vernel Max Supreme Konsantre Çamaşır Yumuşatıcısı (1 Yıkama)
2- Le Petit Marseillais Akdeniz Çileği Duş Jeli (10 ml)
3- Lapitak Tırnak Bakım Kremi (15 ml)

vernel max supreme yumuşatıcı
le petit marseillais akdeniz çileği duş jeli
lapitak tırnak bakım kremi

Lapitak Tırnak Bakım Kremi'ni kullanmaya başladım bile, şimdilik beğendim gibi ama biraz daha kullandıktan sonra ayrıntılı yazısını yazacağım. Yumuşatıcı olarak bitkisel kökenli yüzey aktif maddeleri içeren, doğaya ve cilde dost Frosch markasını tercih etsem de Fransız parfümlerinden ilham alan yeni Vernel Max Supreme serisinin kokularını çok merak ediyordum. En kısa zamanda deneyeceğim. Le Petit Mersaillais Akdeniz Çileği duş jeli de tam seyahat boy olduğundan bir hafta sonu kullanırım diye düşünüyorum. Çilek kokulu ürünler genellikle beni baydığından bu çeşidine hiç elim gitmemişti, bakalım beni yanıltacak mı?

Yumuşatıcı ve duş jeli yorumlarımı, kullandıktan sonra "Bitenler" yazılarımda paylaşacağım. Bu arada bu hafta yeni Bitenler yazısı geliyor, blogu takip etmeyi unutmayın ♥