Roaccutane Dönemimin Hayat Kurtaran Ürünleri 🌟



2015 Mart ayında başladığım ve 4 ay süren bir Roaccutane dönemim oldu. Biraz araştıranlar biliyordur, Roaccutane yan etkileri çok fazla olan ve oldukça güçlü bir ilaç. Bu yan etkilerinden dolayı ilacı kullanmaya çekinen çok fazla insan var ve ben de kullanmadan önce çok fazla Roaccutane kullananların yorumlarını okumuş, gözümü korkutmuştum. Bu ilacı kullanmaya başladığım dönemde blog yazıyor olsaydım ay ay etkilerini burada mutlaka paylaşırdım. Yine de hiçbir şey için geç değildir diyerek Roaccutane'a başlamak için en uygun aylara girmişken ve anılarım hala tazeyken Roaccutane ile ilgili deneyimlerimi, bendeki etkilerini anlatmak ve kullandığım dönemde bana oldukça iyi gelen ürünleri birilerine faydası olur ümidiyle paylaşmak istiyorum.

Roaccutane'a Başlama Sürecim

Lise yıllarımdan beri yağlı bir cilde sahiptim ve sivilce problemi yaşıyordum. Çok ağır, ardında çukur izleri bırakan aknelerim olmasa da sivilcesiz dönemim hiç olmamıştır ve özellikle PMS dönemimde mutlaka büyük, ağrılı ve deri altında kocaman şişen bir sivilce çıkarırdım. Açık tenli olduğumdan sivilcelerim ardında mutlaka kırmızı bir iz bırakırdı ve üniversite dönemimin sonlarına doğru bu izlerin artık daha da geç iyileştiğini fark ettim (yaşlanmaya başlıyorduk 😶).

Roaccutane'a yönlenme sürecim, mezun olup çalışmaya başladığım ilk sene sağ elmacık kemiğimin üzerinde çıkan yan yana birkaç adet minik kırmızı sivilceyle başladı. Bu kırmızı sivilcelerin izleri bir türlü gitmedi, elmacık kemiğim sürekli kızarık gözüküyordu ve ben de bir dermatoloğa görünmeye karar verdim. Hepsini ayrı ayrı anlatmayacağım ama sonuç olarak 3 ayrı dermatoloğa gittim ve üçü de bana farklı farklı sivilce kremleri verdi. Bu kremler çıkan sivilceyi kurutuyordu, cildim biraz daha iyiydi ama yenilerinin çıkmasını engellemiyordu ve bir sabah kıpkırmızı yanmış bir yüzle uyandım :( Kremler  hassas cildimi yakmıştı ve bölge bölge yanık izi gibi kıpkırmızıydı. Annem eczaneden hemen Bepanthen krem aldı ve birkaç günde kızarıklıklarımı anca toparladık. Ben de kremleri kullanmayı bıraktım ve birkaç ay sonra tesadüfen birkaç kişiden ismini övgüyle duyduğum bir dermatologdan randevu aldım.

Dermatolog cildimi cihazla inceledikten sonra sırtıma da baktı ve sadece yüzümdeki sivilceler için gitseydim krem önereceğini ancak sırtımda da sivilceler olduğu için Roaccutane yazacağını söyledi. Bana ilaçtan bahsetti, her ay düzenli kan tahlili yaptıracağımı söyledi ve ben de artık kremlerden bıktığımdan kullanmayı kabul ettim.
  
İlk ay sabah 10mg akşam 20mg olmak üzere 2 kutu Roaccutane kullandım. Her ay doktoruma gittiğimde kan tahlili yaptı ve değerlerim çok iyi olduğu için günde 30 mg'la sorunsuz devam ettik. Başlangıçta 6 ay tedavi planlamıştık ancak hem cildimin düzelmesi hem de Haziran sonunda sıcakların başlaması üzerine doktorum tedaviyi bıraktırdı.

Roaccutane'ın Bendeki Etkileri

Roaccutane'ı kullanmaya başlamamın 3 ya da 4. gününde cildim kurumaya başladı, etkisini bu kadar çabuk göstereceğini beklemiyordum. En çok çekindiğim şeylerden biri ilk zamanlar derinin altındaki sivilceleri de yüzeye çıkaracağından sivilcelerimin artmasıydı ancak korkulacak bir durum olmadı bende, ilk hafta 2 sivilce çıkardım, onları iz kalmaması için hiç ellemedim ve daha sonra hiç sivilcem çıkmadı.

İlk haftadan sonra aynaya yakından bakınca gözeneklerimin içinden beyaz beyaz pütürcüklerin dışarı çıkmaya başladığını gördüm. Merak edip tırnağımla hafiften kazıyınca hemen çıktılar ve arkalarında içi boş temiz gözenekler bıraktılar. Bu şekilde gözeneklerimin içinin kendi kendine temizlendiğini fark ettim, içindeki kirler adeta kendilerini dışarı atıyorlardı. 2. haftadan sonra cilt tonum eşitlenmeye, yüzümde hiç sivilce çıkmamaya başladı ve gerçekten duru, temiz bir yüze sahip oluyordum. Annem, arkadaşlarım da fark edip porselen gibi bir yüzün oldu demeye başladılar.

Yüzümdeki bu güzel değişimin yanında cildim aşırı hassaslaşmaya başladı. Zaten çabuk kızaran hassas bir cildim vardı ama bu dönemde şöyle söyleyeyim, elimle boynuma dokunsam yarım saat elimin izi kalıyordu o derece :) Kolumu hafifçe kaşısam kaşıdığım yer kıpkırmızı oluyordu. Dudaklarım aşırı kurudu, gerildi, ağzımı açsam dudağım ortadan yarılacak gibiydi. Bunlarla nasıl baş ettim bir sonraki bölümde anlatacağım.

Bu dönemde hoşuma giden bir diğer şeyse saçlarımın da kurumasıydı! Çok ilginç bir şekilde normalde 2 günde yağlanan saçlarım 4. gün bile yeni yıkanmış gibiydi (evet meraktan 4 gün yıkamamıştım). Arkadaşlarım bile bu etkisine hayret ettiler. Gerçekten çok değişikti ve bu durum o zamanlar çok işime gelmişti ♥

Roaccutane Dönemimde Nelere Dikkat Ettim, Neler Kullandım?

Evet, gelelim en önemli konuya. Öncelikle bu dönemde beslenmeme çok dikkat ettim. İnternetten Roaccutane kullanırken neler yenmeli neler yenmemeli çok araştırmıştım ve doktorum da et ürünlerinden ve yağlı yemeklerden biraz uzak durmamı söylemişti. Bu dönemde yemeklerime ekstra özen gösterdim, özellikle et, havuç tüketmedim, sağlıklı beslenmeye dikkat ettim ve en önemlisi bol su içtim. Bunlar zaten genelde dikkat ettiğim şeyler olduğundan beni hiç zorlamadı ve her ay verdiğim tahlillerde ilacın değerlerime hiçbir olumsuz etkisi olmadığını gördükçe çok rahatladım.


Çok kuruyan cildim için doktorumun önerisiyle Bioderma Sebium Hydra nemlendirici kullandım. Hem cildimi baya rahatlattı hem de sivilceye sebep olmadı. Ürünün inceleme yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Yine doktorumun önerisiyle her gün Bioderma Photoderm AR Spf 50+ renkli güneş kremini kullanmaya başladım. Yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Yüzümü sabah akşam yalnızca suyla yıkadım. Bu pek içime sinmemişti ama doktorum özellikle hiçbir şey kullanmamamı söyleyince onu dinledim. Zaten ilaç cildi içten temizlediği için sadece suyla yıkamamın hiçbir olumsuz etkisi olmadı, aksine cildim daha fazla yıpranmamış oldu.

Saçlarım çok kuruduğu ve asla yağlanmadığı için şampuanımı Otacı Zeytinyağlı Şampuan ile değiştirdim. Saçlarımı daha fazla kurutmadı, o dönemde severek kullanmıştım.

Dudaklarım her an yarılmaya, kanamaya müsaitti ama bunun da üstesinden kavanoz versiyonundaki Blistex Med Plus ile geldim. Yazısını buradan okuyabilirsiniz. Burada dikkat edilecek nokta bu ürünü sabah akşam kullanmaktan bahsetmiyorum. Blistex benim her zaman elimin altındaydı. Sabah kalktığımda, gün içinde her zaman bol bol sürdüm. Bir şey yediğimde ya da yalnızca su içtiğimde hafif gitmiş olsa bile hemen yeniledim. Bu şekilde dudağım hiç kanamadan, yarılmadan bu dönemi atlattım. Ama 1 saat sürmesem bile dudağımın kanayacağını biliyordum, bu yüzden elinizi korkak alıştırmayın, Blistex Med Plus'ı bu dönemde bol bol yedekleyin.

Benim dudaklarım renksiz olduğundan işe giderken yalnızca Blistex Med Plus'ı sürdüğümde hasta gibi dolaşıyordum. Bu dönemde en sevdiğim kozmetik ürünü The Balm Balm Shelter Lip Gloss oldu. Hem dudağıma renk verdi, hem kurutmadı hem de SPF 17 içeriyordu, bu dönemde kullanılacak mükemmel bir üründü. Benim tedavim bittikten sonra bu ürün de raflardan kalktı. Satılsa hala alırdım ♥

Cildim Şu Anda Nasıl?

2017 kışına kadar yani yaklaşık 2 sene cildim harikaydı. Hiç sivilcem çıkmadı, güneş kremim hariç hiç ten ürünü kullanmaya ihtiyaç duymadım. 2017 kışında cildim aniden aşırı kurumaya, bölge bölge kızarmaya başladı. Cildimle özellikle kışın başa çıkamıyordum. O dönemlerde cildimin eşitlenmesi amacıyla günlük olarak BB krem ya da çok hafif bir fondötene ihtiyaç duyuyordum. Birkaç ay öncesine kadar, eskisi kadar olmasa da 1-2 tane minik sivilce çıkıyordu ama itiraf etmek gerekirse bunların sebebi o dönem cildimi iyi bir şekilde temizleyememiş olmammış. Cilt bakım rutinimde yaptığım birkaç değişiklikle bu sivilceler de veda ettiler (cilt bakım rutinimi merak ediyorsanız buradan okuyabilirsiniz).

Yani şu an mükemmel bir cildim yok ancak eskisi gibi kesinlikle değil ve Roaccutane'ı kullandığım için hiç pişman değilim. Bu ilacı kullanacaklar varsa bu aylar tam zamanı ve iş biraz bizde bitiyor. Beslenmemize, kullandığımız ürünlere dikkat ettiğimiz müddetçe benim fikrim korkulacak bir ilaç olmadığı yönünde. Tabii yine en doğru kararı dermatoloğunuz verecektir, ben burada yalnızca kendi tecrübelerimi aktarıyorum ve mutlaka dermatoloğunuzun dediklerine göre hareket etmenizi öneriyorum.

Biraz uzun bir yazı oldu ama umarım kafanızdaki sorulara biraz açıklık getirebilmişimdir. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ediyorum ♥

İnceleme: Avene Hydrance Optimale Legere Nemlendirici

avene hydrance optimale legere nemlendirici

Cilt bakımı rutini oluştururken belki en zor kısım nemlendirici seçimi, değil mi? Cildi güzelce nemlendirecek, nemlendirirken yağlandırmayacak, sivilceye sebep olmayacak ürünü bulmak gerçekten çok önemli. Yeni bir krem kullanmadan önce hakkında yazılmış bütün yorumları okumaya çalışıyor ve mümkün olduğunca dermokozmetik markaları tercih etmeye çalışıyorum. Bugün bahsedeceğim ürün ise bir süredir seyahat boyunu kullandığım Avene Hydrance Optimale Legere nemlendirici krem.

Avene Hydrance Optimale Legere nemlendirici, eczanede görüp aldığım, hassas ciltlere özel Avene tanışma kitinin içerisinde 15 ml'lik seyahat boy olarak bulunuyordu. Bu kitin içerisindeki Avene Micellar Lotion yorumlarımı da daha önce ayrı bir postta paylaşmıştım. Kitin içerisinde bu ürünlerin dışında yine seyahat boy peeling ve 50 gkf'lü mineral güneş kremi bulunuyor.

Avene Hydrance Optimale Legere, beyaz, losyon kıvamında, kolay yayılan ve çabuk emilen bir nemlendirici. İçeriğinin ilk sırasında Avene Termal Su, orta sıralarında silikon ve parfüm bulunuyor. Bu kremin kokusu da daha önce kullandığım Avene ürünleri gibi beni rahatsız etmedi, hatta temiz ve hoş buluyorum. Kremi, akşam yüzümü temizleyici jel ile temizleyip tonik uyguladıktan sonra tüm yüzüme uyguluyorum. Losyon kıvamında olduğundan sürümü oldukça kolay. Hemen emilmesi ve yağlı his bırakmadan nemlendirmesi güzel. Kullandığım süre boyunca cildimde herhangi bir yanmaya, sivilceye sebep olmadı.

avene hydrance optimale legere nemlendirici içerik

Normalden karmaya hassas ciltler için önerilen Avene Hydrance Optimale Legere nemlendirici kremi, yazın normale dönen cildimde sadece akşamları kullandım ve verdiği nem yeterli geldi. Kuru cilde sahip olanlar için yazın iyi bir seçenek olsa da, kış döneminde bu kremin yeterli olacağını sanmıyorum. Ben de cildim çok kuruyana kadar bu kremle devam edip kış döneminde daha yoğun nem veren bir kreme geçmeyi düşünüyorum.

Sadece akşamları kullandığım için Avene Hydrance Optimale Legere nemlendiricinin 15 ml'lik boyu bana uzun bir süre yetti. Minik şişesini de hafta sonları şehir dışına çıkarken yanımda taşımak oldukça pratikti. Normal boyunun 40 ml olduğu düşünülürse ilk kez deneyeceklerin fiyat olarak da çok daha uyguna gelen bu tanışma kitini almalarını öneririm.

Avene Hydrance Optimale Legere nemlendiricinin de dahil olduğu Cilt Bakım Rutinim yazım için başlığın üzerine tıklayabilirsiniz.

Sevgiler!

Cilt Bakım Rutinim



Cilt bakımıma her zaman önem versem de hiçbir zaman kusursuz bir cilde sahip olmadım. Blogda daha önce cilt bakım rutinimle ilgili bir yazı paylaşmamıştım. Bunun sebebi de %100 memnun kaldığım bir rutinimin olmaması ve yanlış bilgi vermekten kaçınmamdı. Uzun bir süredir kendime bir rutin oluşturdum ve düzenli olarak bahsedeceğim adımları uyguluyorum. Şu anki cilt durumuma bakarsam işe de yaradıklarını söyleyebilirim! Hem bir fikir olması, hem de kullandığım ürünlere şöyle özet olarak bir bakmak amacıyla akşamları düzenli olarak uyguladığım adımları paylaşacağım. Tabii bu zamana kadar neleri yanlış yapmışım, büyük etki eden ufak değişimleri de es geçmeyeceğim.

Bahsedeceğim ürünlerin çoğunun detaylı inceleme yazısı mevcut, yazı içerisinde isimlerinin üzerine tıklayarak detaylı yazılarına gidebilirsiniz. Yazısı olmayanların da detaylı yazıları geldikçe burayı güncelleyeceğim.


1. Aşama: Temizleme ve Tonik

Öncelikle göz makyajımı Yves Rocher Hassas Göz Makyaj Temizleyicisi ile çıkarıyorum. Yıllardır bu temizleyiciyi kullanıyorum ve çok çok memnunum! Yves Rocher doğum günü kampanyalarında stokladığım ürünlerden.

Fondöten kullanmaya yaklaşık 1 sene önce başladım. Birkaç ay öncesine kadar cildimi yalnızca temizleyiciyle yıkamanın yeterli olduğunu düşünüyordum. Maalesef misel su kullanmaya başladıktan sonra ne kadar yanlış düşündüğümü anladım. Yüzümde fondöten ya da güneş kremi olduğu günlerde göz makyajımı temizledikten sonra önce hassas ciltler için olan Avene Micellar Lotion'ı bir disk pamuğa dökerek makyajı/güneş kremimi temizliyorum. Bu misel sudan oldukça memnunum, cildimi tahriş etmiyor ve kurutmuyor.

Makyajımı misel su ile temizledikten sonra bu yaz başında kullanmaya başlayıp çok memnun kaldığım Yves Rocher Hydra Vegetal Temizleyici Jel ile cildimi temizliyorum. İçinde SLS olmasına rağmen çok fazla köpürmüyor, kokusu ve kendisi çok ferah. Cildimi de kurutmadan başarılı bir şekilde temizlediğini fark ediyorum. Bittikçe almaya devam edeceğim.

Cildimi temizledikten sonra yine bir disk pamuk yardımıyla Caudalie Moisturizing Toner'i cildime tampon hareketlerle uyguluyorum. İçeriğinin temiz ve alkolsüz bir tonik olması, cildimi germemesi sebebiyle bu toniği de çok seviyorum.


2. Aşama: Nemlendirme

Cildimi tonikleyip nemlendiriciye hazırladıktan sonra bu arada dişlerimi fırçalıyorum. Böylelikle toniğin de cildim tarafından emilmesine, daha etkili olmasına imkan veriyorum.

Daha sonra göz kremi adımına geçiyorum. Göz çevresi kremi kullanmaya yeni başladım ve elimde olan Bausch + Lomb Soin Apaisant göz çevresi kremini kullanıyorum. Açıkçası çok fazla gözle görülür bir etkisi olduğunu söyleyemeyeceğim, sırf kullanmak için kullanıyorum. Bittiğinde kullanmak üzere başka bir markanın göz kremini aldım bile!

Daha sonra Avene Hydrance Optimale Legere nemlendirici kremi yüzüme uyguluyorum. Hafif yapısıyla yazın kullanmak için oldukça uygun, verdiği nem yeterli. Kışın cildimin aşırı kuruduğu zamanlara kadar bu kremle devam edeceğim.


3. Aşama: Haftalık Maske & Peeling

Kil maskeleri benim haftalık cilt bakım rutinimin vazgeçilmezlerinden. Loreal Saf Kil Detoks Maskesi'ni severek kullanıyorum. Haftada bir kez duştan sonra cildime uygulayıp 10-15 dk bekleyip duruluyorum. Gözeneklerimi tamamen temizliyor diyemem (hangi ürün tamamen temizliyor zaten) ama verdiği etkiden memnunum.

Düzenli peeling yapmaya ise bu kış başladım ve haftalık cilt bakım rutinimin önemli adımlarından biri oldu. Loreal Şeker Peelingi Işıltı Canlandırıcı olanı yine haftada bir duştan sonra cildime 1-2 dakika masaj yaparak uyguluyorum. İçeriğinde Üzüm Çekirdeği Yağı olduğundan 1-2 dakika daha yüzümde bekletip duruluyorum. Cildimdeki pürüzleri gerçekten güzel bir şekilde temizliyor ve özellikle cildimde biraz bekletince yumuşacık bir cildim oluyor. Bu maske ve peelingin haftada 2-3 kez kullanımı öneriliyor aslında ama ben cildimi fazla yormak istemediğimden haftada bir uyguluyorum. Kışın pul pul olan cildimi peeling sayesinde biraz kendine getirmiştim ama yazın biraz fazla gelir düşüncesiyle ara verdim. Yakında tekrar haftada bir kullanmaya başlayacağım.

Kışın nemlendirici kremlerin bile fayda etmediği kuruluk zamanlarımda gün aşırı olmak üzere, genellikle haftada bir gün yoğun nem vermesi amacıyla maskeden sonra Mer&Dic kremi uyguluyorum. Yüzümdeki aşırı kuruluk ve kızarıklıkları toparlıyor, sabah uyandığımda daha nemli bir ciltle karşılaşıyorum. Mer&Dic kremi merak edenler, buraya tıklayarak hakkındaki detaylı yazıma ulaşabilirler.

Uzun bir süredir akşamları uyguladığım cilt bakım adımları ve kullandığım ürünler bunlar. Yeni ürünler denemeyi ne kadar sevsem de cildimin dengesini bozmamak adına mümkün olduğunca memnun kaldığım ürünleri değiştirmemeye çalışıyorum. Kullandığım ürünler içerisinde sizin de severek kullandıklarınız varsa yorumlara bekliyorum ♥

Bitenler #6

bitenler-temmuz-ağustos-2018

Temmuz ve Ağustos aylarında diğer aylara nazaran miktar ve hacim olarak biraz daha fazla ürün bitirdim. Biten ürünler sakladığım poşetten taşmaya başlamıştı artık ve bu yazıyla birlikte hepsini memnuniyetle çöpe gönderiyorum :) Sevdiğim, sevmediğim neler varmış gelin birlikte bakalım!

Ürün isimlerine tıklayarak detaylı yazılarına gidebilirsiniz.

1- Yves Rocher Hassas Göz Makyaj Temizleyici: Bu üründen kaç şişe bitirdim bilmiyorum, benim için piyasadaki en iyi göz makyaj temizleyici ♥ Gözlerimi asla yakmıyor, göz çevremde yağlı bir his bırakmıyor (ki yağ bazlı değil zaten), göz makyajımı güzel bir şekilde temizliyor. Daha ne olsun? 2 büyük boy şişe bana tam 1 sene yetti, bu da küçük bir bilgi olarak dursun burada.

2- Avene Micellar Lotion: İçeriğinde Avene Termal Suyu bulunan hassas ciltler için olan bu küçük boy misel suyu çok sevdim, bitmeden yenisini aldım. Yüzümü temizleme jeliyle yıkamadan önce makyajımı güzel bir şekilde çıkarmama yardımcı oldu. Göz makyajımı genellikle bu ürünle çıkarmıyorum ama gözdeki performansını da beğendim.

3- Loreal Saf Kil Detoks Maskesi: Cilt bakım ürünlerinde dermokozmetik dışına çıkmazdım ama Loreal bu maske ve peeling serileriyle takdirimi kazandı. Bu maskeyi haftada bir kere olmak üzere düzenli olarak uyguladım. Uzun vadeli siyah noktalara etkisini vs. gözlemlemedim ancak uyguladıktan sonra cildimdeki eşitlenmiş görüntüyü, pürüzsüzlüğü ve güzel hissi çok sevdim. İlk kullandığımda aşırı yoğun parfüm kokusu çok rahatsız etmişti ama zamanla alıştım. Yine de keşke bu kadar ağır parfüm kokmasaydı. Yine bitmeden yedeklediğim bir ürün oldu.

4- Nuxe Creme Fraiche De Beaute Nemlendirici Krem: Bu kremi kışın kullanmaya başladım ve kışın cildimin aşırı kuru ve kızarık olduğu dönemde cildime ilaç gibi geldi. Cildimi çok güzel nemlendirdi, yatıştırdı, yağlandırmadı ve sivilce yapmadı. Bu üründe de yoğun bir parfüm kokusu var. Bazı günler kokusu hoşuma gitse de zaman zaman keşke olmasaydı dedim. Yaz için biraz fazla olabilir diye düşünüyorum ama kışın tekrar alabilirim.

5- Bioderma Photoderm AR SPF50 Güneş Kremi: Senelerdir yaz kış severek kullanıyorum ve hiç başka arayışlara girmedim. Hassas cildimi güneşten başarılı bir şekilde koruyor, kızarıklıklarımı bir nebze önlüyor, hafif parlak bir görünüm verse de yağlandırmıyor ve en önemlisi sivilceye sebep olmuyor. Geçen kış ara verdiğimden elimdeki bu kremin son kullanma tarihi bu aydı, son anda bitirdiğim için mutluyum ^_^

nivea güneş kremi

6- Nivea Sun Koruma&Bronzluk SPF30 Güneş Kremi: Geçen yaz bu güneş kremini severek kullanmıştım, bu yaza tek kullanımlık çıktı :) Pompalı şişede beyaz renkte olan bu güneş kremi çabuk emiliyor, yapış yapış his bırakmıyor ve mükemmel kokuyor!! Ben çok hassas cilde sahip olduğum, çabuk kızardığım için plajda genelde şemsiye altında duruyorum o yüzden bronzlaştırma açısından çok fazla sağlıklı yorum yapamayacağım ama etkili olduğuna inanıyorum, tekrar da alırım.

7- Uludağ Premium Yüz Spreyi: Meşhur termal suların yerli versiyonu sayılabilecek bu spreyi bir hevesle almıştım ama hiç sevmedim. Sevmememin en büyük sebebi ise korkunç püskürtme mekanizması! O kadar büyük ve iri damlalar püskürtüyor ki makyajın üstüne ya da dışarıda kullanmak mümkün değil. İlla ki faydalıdır diye evde dolapta tutup serinlemek için kullandım, tekrar almam. Fiyatı da çok uygun değil, o fiyata termal suda adını duyurmuş daha iyi markaların ürünleri tercih edilebilir bence.

8- Emotion Love Deodorant: Kokusunu en sevdiğim deodorantlardan biri ♥ Pudramsı temiz bir kokusu var ve tüm gün mis gibi kokuyor. Alüminyum içermediği için terlemeyi önlemiyor (sağlıklı olanı da bu) ama ter kokusunu başarılı bir şekilde engelliyor. Yine de aşırı sıcaklarda gün içinde tazelemek gerekiyor. Bittikçe alıyorum ♥

9- Dove Kırık Uçlara Karşı Etkili Şampuan: Market şampuanlarını kullanmayı uzun bir süre önce bırakmıştım ancak saçlarımın sulardan dolayı çok sertleşip dolaştığı bir dönem denk geldiğim bu şampuan ve krem setini denemek istedim ve beklemediğim şekilde memnun kaldım. Saçlarımı yağlandırmadı ama yumuşattı, benim için tek eksisi içeriğindeki silikondu. Silikon içerdiği için tekrar almam ama şampuan içeriğinde silikonu önemsemiyorsanız denemenizi öneririm.

10- Dove Kırık Uçlara Karşı Etkili Saç Kremi: Hiçbir esprisi olmayan, sıradan bir saç kremi. Çok fazla etkisini görmedim, sırf aynı seride olduğu için kullandım. Tekrar kesinlikle almam.

11- Yves Rocher Pamuk Çiçeği & Mimoza Duş Jeli: Yves Rocher duş jellerini seviyorum, Pamuk Çiçeği olunca bu duş jelini de hevesle aldım ama beklediğim gibi çıkmadı, kokusu hiç yok gibi :( Verdiği yumuşaklık, köpürmesi vs. güzeldi ama o kadar seçenek arasında tekrar tercih etmem.

12- Urban Care Lock N Roll Saç Spreyi: Bu spreyi Taner bitirdi, severek de kullandı. Sabitleme açısından başarılı ve saçı yapış yapış yapmıyor, ağırlaştırmıyor. Tekrar alınabilir ama indirimde tabii ki.

13- Dalan Zeytinyağlı El Kremi: Bu kremin kokusuna ba-yı-lı-yo-rum! Bu minik boyunu çantamda taşıyordum, dışarıda kullanarak bitirdim. Değişik el kremleri denemeyi sevdiğimden tekrar almadım ama çok sevdiğimi tekrar belirteyim ♥

14- Gilette Satin Care Lavender Kiss Tıraş Jeli: Az bir miktarla bolca köpüren, işini iyi yapan bir ürün. Bittikten sonra deneme amaçlı başka bir markanınkini kullanmaya başladım ama Gilette daha iyiydi sanki, elimdeki bitince tekrar alabilirim.

himalaya herbals diş macunu

15- Himalaya Herbals Mint Fresh Diş Macunu: Himalaya Herbals'ın temiz içerikli bu diş macunlarını seviyorum. Beyazlatıcı olanla birlikte bunu da sevdim. Temiz içerikli diş macunu arayanlar için uygun fiyatıyla güzel bir alternatif. Gratis'lerde bulabilirsiniz.

16- Signal White Now Men Diş Macunu: Taner'in bittikçe aldığımız klasik diş macunu :)

17- Gosh Mineral Waterproof Eye Shadow 001 Pearl White: Gosh'un bu kalem farlarını çok seviyordum, elimde birkaç rengi vardı. Sona kalan bu beyaz renkteki kalem farı uzun süredir elimde olduğu ve artık miadının dolduğunu düşündüğüm için atmak zorunda kaldım. Göz pınarlarımı aydınlatmak için oldukça pratik bir üründü ama ne yazık ki Gosh Gratis'lerden gittikten sonra bizim için ulaşılmaz oldu.

flormar deluxe shine

18- Flormar Deluxe Shine Gloss Style D40: Neyse ki kapağını ürün bittiğinde kaybettim :) Kırmızı renkteki bu gloss ruj yapış yapış bir his bırakmadan, güzel bir renk ve parlaklık veriyordu. Kalıcılığı bir şey yeyip içene kadar olduğu için çok fazla dışarıda kullanamadım ama yazın ruj kullanmak istemediğiniz zamanlarda lip balmın bir tık ötesindeki bu ruju severek kullanabilirsiniz.

19- Benri Disk Pamuk: Bu seyahat boy paketteki pamukları yedek dursun diye almıştım. Benri pamukları biraz sert bulduğum için sevmiyorum.

20- Frosch Badem Sütlü Çamaşır Yumuşatıcısı: Doğa dostu Frosch markasını çok sevdiğimi bir önceki Bitenler yazımda anlatmıştım. Badem sütlü bu yumuşatıcıyı da severek kullandım ama favorim olan Sabah Ferahlığı çeşidini bulup onu aldım. Temizlik ürünlerinde mümkün olduğunca (bulabildiğimce) bu markayı tercih ediyorum. Frosch ürünlerini Migros ve Kipa'larda bulabilirsiniz.

Biraz uzun bir yazı oldu ama umarım sıkılmadan ve işinize yarayacak bir şeyler bularak okumuşsunuzdur. Bir dahaki Bitenler yazısını bu kadar fazla ürün biriktirmeden aylık olarak yazabilirim umarım (şimdi de hiç ürün bitiremem kesin).

Sevgiler ♥