Dizi Önerisi: This is Us

this is us

Selam!

Buzzz gibi bu Cuma gününde uzun zaman sonra içimi ısıtan, beni daha ilk bölümünden kendine bağlayan bir dizi önerisiyle geldim. Henüz 2. sezonunda olmasına rağmen pek çok ödül töreninden mutlu ayrılan, son olarak 24. SAG Ödülleri'nde Drama dalında En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Ekip Performansı (tüm kadro!!) ödüllerinin sahibi olan This is Us dizisinden bahsediyorum.

Dizide Heroes’tan tanınan (ben izlemediğim için tanımadım 🙊) Milo Ventimiglia (Jack) ve A Walk To Remember filminde izlediğim Mandy Moore (Rebecca) gibi tanıdık yüzler yer alıyor. Karakterlerin günümüzdeki hayatlarının yanı sıra geçmişteki anlarını da içeren dizinin ilk bölümü, aynı gün doğmuş farklı karakterlerin hayatlarından bir günle başlıyor. Eşi üçüzlerini dünyaya getirmek üzere olan Jack, hayatı boyunca kilo problemi yaşamış Kate ve işinden mutsuz aktör ikizi Kyle, eşi ve iki çocuğuyla varlıklı bir hayatı olan ve kendisini, doğduğunda itfaiye binası önünde terk eden babasının izini süren Randall’ın hikayesini izliyoruz. İlk bölümün finali güzel bir sürprizle bu karakterlerin hayatlarının kesişmesiyle bitiyor ve hemen bir sonraki bölümü izleme hevesi bırakıyor.


This is real. This is complicated. This is Life. This is Us.

Aile/arkadaşlık üzerine, günlük yaşamdan dizileri seviyorum. Bir How I Met Your Mother, bir Friends izlemek beni Game of Thrones izlemekten daha çok tatmin ediyor (Game of Thrones'ta son sezona geldim, izletmesine izlettiriyor o ayrı :)) This is Us daha ilk bölümünden beni içine aldı. Her bir karakter, beni ayrı bir yerden yakalıyor ve hepsini anlıyorum, anlamaya çalışıyorum. Bazı sahneleri içim buruk, gözlerim dolu dolu bir şekilde izliyorum ve bunun kasıtlı sunulan aşırı dram yerine dizinin bana yansıttığı sevgiden dolayı olması çok hoşuma gitti. İlk sezonun ortalarındayım ve genellikle Türk dizilerinde bolca sunulan saf kötülük, kötü karakterler bu dizide yok. Tam işte şimdi kötü bir cevap, kötü bir hareket geliyor derken tam tersi oluyor ve bu beni ilk başlarda şaşırttı. Her bir karakter iyi ve bunu hiç eleştiremeyeceğim. Zaten günlük hayatın telaşı, stresi derken dizilerdeki şeytani tipler de beni çok yoruyor. Sıradaki bölümümü hevesle açıp "gerçek dışı" karakterlerle huzurlu bir 40 dk geçirmeyi tercih ederim :)


This is Us’ta her bir karakteri ayrı ayrı seviyorum ama her yönüyle mükemmel bir eş ve baba olarak benim favorim Jack! İzlediysen/izleyeceksen senin de favori karakterini ve yorumlarını aşağıya bekliyorum.

Sevgiler!

Fulya.
instagram: @fulinblog
mail: fullinblog@gmail.com


Pure Beauty CC Krem

pure beauty cc krem

 BB ve CC kremler bir süredir çoğumuzun makyaj çantasında bulunuyor. Ben bu ürünlerle geç tanışanlardanım. Bugünkü yazımın konusu BB ve CC kremlerde en çok konuşulan markalardan biri olan Pure Beauty CC Krem.

Öncelikle BB ya da CC krem arasında kaldıysanız benim önerim cilt tipinize göre seçim yapmanız. Ben BB krem almak için gitmiştim ancak satış danışmanına sorduğumda kuru cildim için CC kremin daha uygun olduğunu söyledi. Yani karma ve yağlı ciltler için BB krem, kuru ciltler için CC krem daha uygun. Bu da bilgi olarak burada dursun ve Pure Beauty CC Kremle ilgili görüşlerime başlayalım.

Pure Beauty bildiğiniz gibi bir Kore markası. İçeriğindeki öncü pembe çiçek kapsülü ve kırmızı görünüm önleyici inci teknolojisi ile cilt tonunu düzenlemeyi ve cildi nemlendirmeyi vaat ediyor. İçeriğinde bulunan 30 GKF ile güneşin zararlı ışınlarından da korumaya yardımcı oluyor. Güzel yanlarından biri de paraben içermemesi.

pure beauty cc krem

Ivory (açık renk) ve Natural (koyu renk) olmak üzere 2 renk çeşidi bulunuyor. Bendeki Ivory rengi. Kremin hafif, yumuşacık ve kolay sürülebilen bir yapısı var. Benim cilt tipim kuru ve çok nemsiz olduğu için pul pul görünümü önlemek amacıyla öncesinde cildimi iyi bir nemlendiriciyle nemlendiriyorum. Biraz emilmesini bekleyip CC kremi parmaklarımla tüm yüzüme yayıyorum. Daha doğal, pürüzsüz bir bitiş için de nemli süngerle üzerinden geçiyorum.

pure beauty cc krem
pure beauty cc krem

Kremin rengi, cildimle bütünleşmesi, verdiği sağlıklı görünüm ve ışıltı çok güzel. Sevildiği kadar nefret edilen en büyük özelliği içerisinde bulunan bu ışıltılar (kimine göre "simler"). Yalnız ilginç bir şekilde rengini görmek için ilk kez elime sürdüğümde elimde bariz belli olan simler yüzüme uyguladığımda asla belli olmadı. Çok bahsedilen, benim de korktuğum o simli görüntüyü hiç yaşamadım. İçerisindeki ışıltılar yüze sağlıklı, güzel bir parlaklık veriyor, ben sevdim. Ancak yazının başında bahsettiğim yağlı bir cilde sahipseniz bu CC kremin gün içerisinde çok fazla parlama yapacağını düşünüyorum. Bende rahatsız olacağım kadar parlama yapmadı, üstüne pudra uygulamaya ihtiyaç duymadım.

Kalıcılık ve kapatıcılık konularında beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Kapatıcılığı orta, sivilce lekelerimi tamamen kapatmıyor ama kızarıklıklarımı nötrleyip cilt tonumu çok güzel eşitliyor ve günün sonunda dahi kötü bir şekilde dağılma, silinme yapmıyor. Kullandığım süre boyunca sivilce yapmadı. Aksine kuru, gergin, hassas cildime bir tık iyi geldiğini ve nem verdiğini hissediyorum 😇

Son olarak kremin yoğun bir çiçek kokusu var. Beni rahatsız etmedi ama kokuya hassasiyeti olanlar sürerken rahatsızlık duyabilir.

Pure Beauty ürünleri Watsons mağazalarında satılıyor. Normalde 37 TL gibi bir fiyatı var, ben indirim döneminde 26 TL'ye almıştım. Sık sık indirimde ve 1+1 kampanyalarında yakalayabilirsiniz :)

Sevgiler!

Fulya.

instagram: @fullinblog
mail: fullinblog@gmail.com



Saç Ürünü Favorilerim: Tangle Teezer Tarak & Pantene 3 Minute Miracle Saç Kremi


Herkese merhaba!

Eylül ayında iş için eşimle birlikte Sakarya’dan Yalova’ya taşındık. Yalova’nın suyunun saçlarıma hiç yaramadığından bahsetmiştim. Mevsim geçişiyle beraber suyun sertliği yüzünden saçlarım çok dökülmeye başladı ve ıslakken bile inanılmaz sertti. Duştan sonra karmakarışık olmuş saçlarımı açmak tam bir işkence oluyordu. 3 ay boyunca denediğim çeşitli ürünler içinde işime yarayan çıkmamıştı, taa ki bu iki ürüne kadar.

Özellikle ince telli, dalgalı, kabarık, dolaşmaya müsait saçları olanlar; bu iki ürünün işinize çok yarayacağını düşünüyorum!

1- Tangle Teezer Düğüm Açıcı Tarak

60 TL'lik Tangle Teezer tarak başta bana da biraz gereksiz, abartılmış gelmişti ama saçıma en büyük yatırımı bu tarakla yaptım bence.

Her zaman saç fırçası kullanmaya çok özensem de saçlarım fırçalarla hiç anlaşamadı ve bugüne kadar hep geniş dişli klasik taraklardan kullandım (perma tarağı da denebilir). Watsons’tan bir alışverişimde hediye olarak verilen Elidor fırçayı ilk denediğimde beklediğimin aksine saçım çok daha rahat açılınca tarağı bir kenara fırlattım! Tangle Teezer’ı pahalı buluyorsanız, bir de bu fırçayı deneyebilirsiniz; ancak performans olarak Tangle Teezer’dan bi' tık aşağıda olduğunu söylemeliyim. Zaten şimdi konumuz Tangle Teezer!

tangle teezer düğüm açıcı tarak

Elidor taraktan memnun kalınca bir süredir aklımda olan Tangle Teezer’ın performansı her türlü daha iyidir diyerek almaya karar verdim. Trendyol’da da satışı vardı ancak 45 TL olarak en uygun fiyatı Kozmela sitesinde buldum. Saat 15.00’a kadar verilen siparişlerin aynı gün kargoda olacağını da okuyunca hemen siparişimi verdim.

tangle teezer düğüm açıcı tarak
tangle teezer düğüm açıcı tarak
tangle teezer düğüm açıcı tarak

Siparişim aynı gün kargoya verildi ve ertesi gün elimdeydi. Benim Tangle Teezer’ım Orijinal seriden pembe ve morlu Plum Delicious rengi. Fotoğraflarda da gördüğünüz gibi uzunlu kısalı, ince ve sık plastik dişleri var. Boyutu ve ergonomik tasarımıyla avuç içine tam oturuyor. İlk kullandığımda ince dişleri biraz sert geldi, beğenmedim gibi oldu ama sonrasında çok memnun kaldım. Saçımı uçlardan başlayıp tarıyorum ve çok rahat açılıyor, canım acımıyor ve en önemlisi tarama sırasındaki saç dökülmem ciddi oranda azaldı.

Uzun bir süre kullanacağımı düşününce fiyatının hakkını kesinlikle verdiğini düşünüyorum. İlerde kaybedersem ya da yıpranırsa tekrar alacağım kesinlikle.

Kozmela’nın sitesinde ürünü incelemek isteyenler için linki aşağıda.


2- Pantene 3 Minute Miracle Saç Bakım Kremi

pantene 3 dakikada mucize saç kremi

Pantene’nin bu saç kremi, saçıma ismi gibi mucize gibi geldi! Almadan önce hakkında hep iyi yorumlar okumuştum zaten, benden de 10 üzerinden 10 aldı. Daha önce Pantene ürünü kullanmadığımdan her ürünü böyle kokuyor mu bilmiyorum ama efsane güzel bir kokusu var! Duştan sonra da saçımda kalıyor, sürekli saçımı koklayıp duruyorum :)

Ben üzerinde de yazan gibi fındık kadar -belki bi tık daha fazla- miktarı avucuma döküp saçıma yediriyorum, 3 dk kadar saçımda bekletiyorum. Saçımı anında ipek gibi yumuşacık yapıyor, duştan sonra saçım kolayca açılıyor ve güzel şekil alıyor. Saçımda hiç ağırlık hissi yapmadı. Kokusundan zaten bahsettim 💕 Her şeyiyle bana göre mükemmel bir ürün. Bendeki Güç ve Parlaklık için olanı; koparak saç dökülmelerine karşı, onarıcı ve koruyucu, nem terapisi gibi çeşitleri de var. Aralarında çok büyük bir fark olacağını sanmıyorum yine de hangisini uygun bulursanız ona bakın. Normalde 13 TL gibi çok uygun bir fiyatı var, ben indirim döneminde 10 TL’ye almıştım.

Bahsettiğim bu 2 ürün benim şu an favorilerimden. Sizin favori saç ürünleriniz neler?

Fulya.

instagram: @fullinblog
fullinblog@gmail.com



Stil İlhamı: Hart of Dixie’den Lemon Breeland 🍋

lemon breeland

Bugün hem bir dizi önerisi hem de bir ilham verici stil yazıyla geldim! Yakın çevremde pek duyulmuş değil ancak hem şirin atmosferi, hem adeta bir pinterest panosundan fırlamış sahneleriyle Hart of Dixie, izlenecek diziler listenize acil eklemeniz gereken bir dizi. 2011-2015 yılları arasında yalnızca 4 sezon yayınlandı ve her gün bir sonraki bölümünü izlemek için hevesle bilgisayar başına geçtim.

Hikaye Amerika’nın güneyinde Alabama’nın Bluebell kasabasında geçiyor. Güney çekiciliği, kasaba hayatı ve aşk, küçük kasabada neredeyse her gün bir festival havası derken dizinin şirinliği zaten sizi içine çekiyor ancak dizideki çoğu karakterin giydiği kıyafetler yüzünden her bölümü gözlerimden kalpler çıkarak izledim. Diğer karakterlerin stilleriyle ilgili de mutlaka yazı gelecek ama bugünü Bluebell’in Lemon Breeland’ına ayırıyorum.

Lemon karakterini canlandıran Jaime King’e Lana Del Rey’in Summertime Sadness klibinden aşinasınızdır. Orada kızıl saçlıydı ancak dizide gerçek hayattaki gibi sarışın bir Lemon :) Kendisini zaten çok beğeniyorum, Lemon’ın stiline kendisinin ilham verdiğini öğrenince de şaşırmadım.  Kendisini instagramdan takip etmek isterseniz hesabı aşağıda.


Hadi şimdi Lemon’ın tarzını diziden bol bol fotoğraflarla incelemeye başlayalım! (Fotoğrafların tamamı Pinterest'ten)

hart of dixie lemon breeland

  • Lemon’ın tarzını tek kelimeyle tarif edecek olsam tam bir Lady Look derdim. Feminen, genellikle 50-60’lar esintili kıyafetleriyle her zaman zarif ve şık görünüyor.
hart of dixie lemon breeland

hart of dixie lemon breeland

  • Bebe yakalar, vintage desenler, volanlar, gömlekler stilinde sık sık kullandığı parçalar.

hart of dixie lemon breeland

hart of dixie lemon breeland

  • Lemon kıyafetlerinde genellikle pastel ve nude tonları tercih ediyor.
hart of dixie lemon breeland

  • Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok olan hırkalar Lemon’ın dolabında büyük yer kaplıyor.

hart of dixie lemon breeland

  • Lemon’ın dizinin başlarında kısa, sonlarına doğru omzunun altında olan saçları, kullandığı değişik aksesuar ve taçlarla bana göre her zaman müthiş gözüküyor.
hart of dixie lemon breeland
hart of dixie lemon breeland

  • Zarif bir tarzı olsa da aksesuar olarak kolye ve küpelerde gösterişi seviyor. Genellikle çoğu mağazada bulabileceğimiz çiçekli, incili, renkli büyük kolyelerle kıyafetlerine hareket katıyor. Yakası taşlı kazaklar da yine sevdiği parçalardan (benim dee 💕).
hart of dixie lemon breeland

  • Ekrandan bize saçtığı kendi ışıltısına rağmen ışıltılı, parlak parçaları da kullanmayı seviyor.
hart of dixie lemon breeland

  • Eğlenceli parçaları Lemon’a çook yakıştırıyorum. Mesela bu Limon desenli gömleğinle çok tatlısın Lemon 🍋
hart of dixie lemon breeland

  • Özellikle dizinin ilk sezonundaki 50-60’lar Hollywood tarzını saç ve makyajında çok rahat görüyoruz. Diz altındaki elbiseleri de o havayı tamamlıyor.
Hart of Dixie’yi bitireli baya oluyor ama izlerken çok keyif aldığım, Lemon’ın stilini ilham verici bulduğum için sizinle paylaşmayı çok istedim. Siz Lemon’ın tarzını nasıl buldunuz? Hart of Dixie’yi izlediniz mi ya da izlemeyi düşünüyor musunuz? Aşağıya yorumlarınızı bekliyorum. Hatta bu tarz kasaba hayatı (şehir de olur), romantizm içeren, kendine has stili olan karakterler bulunduran dizi öneriniz varsa da beni mutlu edersiniz :)

Yazılarımdan haberdar olmak için beni instagramdan takip edebilirsiniz: @fullinblog





Bitenler #1


İlk Bitenler yazımla karşınızdayım! Özellikle yeni yılın başında yazmak için bir süredir biten ürünlerimi biriktiriyorum, bu yazıdan sonra onlardan kurtulacağım için de mutluyum 😃
Başlıkların üzerine tıklayarak detaylı yazılarına ulaşabilirsiniz. Vakit kaybetmeden başlayalım o zaman!

Cilt Bakım Ürünleri

pot o miracle lip revitalizer

1- Yves Rocher Ekspres Göz Makyaj Temizleyici: Gözümde yağlı bir his bıraktığı ve bulanık görmeme neden olduğu için hiç sevmedim, biter bitmez favorim olan Yves Rocher Hassas Göz Makyaj Temizleyicime geri döndüm.

2- Pot O'Miracle Lip Revitalizer: Uzuun bir süre kullandıktan sonra bitti, oldukça bereketli bir ürün. Gece yatmadan önce mutlaka sürüyorum, dudaklarımı iyi bir şekilde nemlendirip çatlamasını engelliyor.


Kişisel Bakım Ürünleri



dalan zeytinyağlı duş jeli

3- Yves Rocher Mango-Kişniş Duş Jeli: Mango kokusunu pek sevmediğimden tekrar alacağımı sanmıyorum ancak nemlendirmesi güzeldi. Yves Rocher'nin duş jellerinde çeşit çok olduğundan diğerlerini deneyeceğim.

4- Dalan Zeytinyağlı Duş Jeli: Verdiği nem, paraben, sles, sls ve peg (bu ne acaba) içermemesi çok iyi ancak kokusunu hiiiç sevmedim :( Sırf kokusu için hemen bitsin istedim. Tekrar almam.

5- Watsons Soft & Clean Round Puffs: Sanırım en çok bu yuvarlak pamukları seviyorum. Yapısı yumuşacık ve göz makyajımı silerken gözlerimi acıtmıyor.

6- Watsons Honey & Milk Scented Cream Hand Soap: 3.yü de bitirdim, yenisini hemen aldım. Hem kokusu çok güzel, hem ellerimi kurutmuyor, hem bereketli, hem de uygun fiyatlı daha ne olsun?


Ağız ve Diş Bakım Ürünleri



himalaya herbals diş macunu

7- Listerine Total Care Zero: Listerine ürünleri içerisinde en çok bu mor olanı sevdim. Belirtildiği gibi diğerlerine nazaran daha hafif bir tadı var ve sıfır alkol içeriyor. Kullandıktan sonra kısa bir süre dilimi uyuştursa da seviyorum :)

8- Himalaya Herbals Complate Care Diş Macunu: Ben bu markanın diş macunlarını çok seviyorum. Bitkisel içerikli olduğu için de tercih ediyorum. Gratis indirimlerinde 5.90 TL gibi oldukça düşük fiyatlara bulabilirsiniz.

9- Signal White Now Men: Eşim bu diş macununu severek kullanıyor, özellikle sigara içen erkekler için iyi bir ürün.

Parfüm - Deodorant


yves rocher laos nilüferi roll on

10- Yves Rocher Laos Nilüferi Roll-on: Temiz ve güzel bir kokusu var. Terlemeyi önlemede performansı iyi sayılır, ter kokusu ise hiç olmuyor. Ne yazık ki alüminyum içerdiğinden sürekli kullanılabilecek bir roll on değil 😔

11- Zara Apple Juice Parfüm: Tam bir yaz kokusu olduğu için zamanında bitti diyebilirim. Adından da anlayacağınız gibi elma kokulu parfüm sevenler buna bayılacaktır! Fresh, baymayan bir kokusu var 🍏 Tek kötü yanı kalıcılığı yarım saat gibi bir şey...

Renkli Kozmetik


yves rocher vertige volume rimel

12- Yves Rocher Vertige Volume Maskara: Bitirdiğim tek kozmetik ürünüm 👏 Verdiği hacim bana yetersiz geldi, günlük abartısız duran bir maskara arayan varsa beğenebilir. Tercih sebebim daha temiz içerikli oluşuydu ancak daha hacim veren bir maskarayı tercih ederim.
2017'nin ilk ve son Bitenler yazısı bu şekildeydi. Nasıl buldunuz? 2018'de yeni Bitenler yazılarında görüşelim mi? 🙋

instagram: @fullinblog

Yves Rocher Jojoba Yağlı Onarıcı Şampuan ve Saç Maskesi

yves rocher yıpranmış saçlar için onarıcı şampuan

2018'in ilk yazısından herkese merhaba!

Yves Rocher markasına sempatimi fark etmişsinizdir. Alacağım her üründe öncelikle bu mağazaya gidiyorum, ilk bu markayı tercih ediyorum. Yves Rocher Bitkisel Şampuanları hakkında da çokça iyi yorum okuyunca belki saçlarıma iyi gelir diye düşünerek yine soluğu mağazalarında aldım.

Öncelikle saç yapımdan bahsetmem gerekiyor. İnce telli, dalgalı, kabarık saçlara sahibim 🦁 2 günde bir yıkarım. Yalova'ya taşındığımızdan beri saç konusunda biraz sıkıntı çekiyorum. Şehrin sularından kaynaklı olarak normalde de zor taranan saçlarım duştan sonra keçe gibi sert ve inanılmaz dolaşık oluyor. Açana kadar çok uğraşıyorum ve saçımı yıpratıyorum. Satış danışmanına bunları anlattığımda bana Jojoba Yağı içeren Yves Rocher Yıpranmış Saçlar İçin Onarıcı Şampuanı önerdi. Şampuanını ve maskesini bu seriden aldım, kremi için ise saç uçlarımda boya olduğundan Boyalı Saçlar için olanını aldım. 1 aya yakın bir süre kullandım ve artık yorumlarımı paylaşabilirim.

Yves Rocher Onarıcı Şampuan içeriğinde paraben, silikon ve renklendirici bulunmuyor. %98 oranında doğal içeriğe sahip ancak SLS içeriyor. Bitkisel şampuanların genellikle saçları sertleştirdiğini biliyorum ancak saçı yumuşacık yaptığına dair okuduğum pek çok yorumdan sonra yine de denemek istedim ve maalesef benim saçımı yumuşatmadı. Saç kremiyle birlikte kullanmama rağmen duşta bile saçım karmakarışık ve sert oldu, açarken yine çok zorlandım. Saçlarım kuruduktan sonra yine yumuşak olsa da açma kısmında saçlarımı çok yıprattığımı hissettim.

Şampuanı yarısında bırakmamın sebebine gelirsek; saçlarımın yağlanmasını hızlandırdı ne yazık ki.  Yıkadığımın ertesi günü bile saçlarım yağlanmaya, sönmeye başladı ve dökülmesine de etki etmediği için daha fazla kullanamadım. Aslında ürüne de çok haksızlık etmek istemiyorum, zaten üzerinde çok kuru ve yıpranmış saçlar için diye belirtilmiş. Yağlanmaya meyilli saçlar için bu seri uygun değil bence. En azından şampuanı bitirmek isterdim ama olmadı 💔

yves rocher yıpranmış saçlar için onarıcı saç maskesi

Yves Rocher Onarıcı Saç Maskesinden bahsedecek olursam haftada 1 gün duşta saçımı şampuanladıktan sonra saçımda yaklaşık 2-3 dk bekleterek kullandım ve saçımın kuruduktan sonraki halini beğensem de yine yumuşatma ve kolay tarama açısından işlevsiz bir ürün olduğunu düşünüyorum. Pek bir etkisini gördüğümü söyleyemem. Yine de çöpe gitmemesi adına arada kullanmaya devam edeceğim.

Benim Yves Rocher şampuan deneyimim bu şekildeydi. Yves Rocher şampuan açısından da yine çeşitliliği bol bir marka, onarıcı serisini sevmesem de başka bir çeşidi iyi gelebilir ama şimdilik hakkımı başka bir şampuandan yana kullanıyorum. Şu an saçıma çook iyi gelen bir krem keşfettim, bir sonraki postlarda sizinle paylaşacağım. Takipte kalın!

Fulya.

instagram: @fullinblog