Balmy Naturel Magic Mitt (Makyaj Temizleme Eldiveni)


Herkese merhaba!

Bugün sizlere günlük göz makyajımı çıkartmak için uzun süredir kullandığım pratik ve sevdiğim bir üründen bahsetmek istiyorum.

1 seneyi aşkın bir süre önce göz makyajımı temizlemek için iyi bir ürün ararken Gratis mağazasında Balmy Naturel markasının Magic Mitt - Mucizevi Eldiven adındaki bu ürünüyle karşılaştım (o zamanlar ambalajı farklıydı 😇). Daha öncesinde Nivea ve Gratis’in hassas gözler için olan makyaj temizleme ürünlerinden kullanmıştım ancak hassas gözler için olmasına rağmen gözlerimi yaktıkları için bu ürünü denemek istedim.

Ürün mikrofiber yapıda eldiven şeklinde bir bez. Sadece su ile ıslatıp makyajınızı temizliyorsunuz. Ben kolay çıkabilen rimelleri tercih ettiğim için bu bez ile fazla ovalamadan kolayca gözümden çıkarabiliyorum. Sadece su kullanıldığı için de kesinlikle gözümü yakmıyor, tercih etmemin en büyük nedeni bu zaten. Kimyasal madde olmadığı için içim rahat kullanıyorum. Nazikçe, fazla ovalamadan kullandığım için de tahriş ya da kirpiklerimde dökülme olmuyor.



Ürünün üzerinde 300 kullanımlık yazıyor ama ben kirlendiğini fark ettiğimde hemen değiştiriyorum. Her akşam kullandıktan sonra zeytinyağlı sıvı sabunla temizliyorum, kesinlikle o şekilde bırakmıyorum. Pakedinin üzerinde yumuşatıcı kullanmamak kaydıyla çamaşır makinesinde yıkanabilir yazıyor ama hiç denemedim, gerek de yok bence. Dediğim gibi kirlendiğini fark edince değiştirmekte fayda var. Sonuçta gözlerimiz hassas, mikrop kapmamasına dikkat etmeliyiz.

Ağır göz makyajı yapmadığım için onlarda da bu kadar başarılı mıdır bilmiyorum ama kalıcılığı yüksek olan Maybelline Color Tattoo krem farlarını tek hamlede çıkarmadığını fark ettim, birazcık ovalamak gerekiyor. Detaylı göz makyajı yapanları sadece bu ürün tatmin etmeyebilir. Yüzüme özel günler hariç fondöten vs. uygulamadığım için yüzümü temizlemek için hiç kullanmadım ama yüzde tek başına temiz bir his bırakacağını düşünmüyorum. 

Gözleriniz makyaj temizleyicilere karşı çok hassassa, ağır göz makyajı yapmıyorsanız, makyaj temizleyicilerin bıraktığı o yağlı hissi sevmiyorsanız bu ürüne bir şans verebilirsiniz. Ben de uzun zamandır kullandığım için ve dediğim gibi günlük kullandığım krem farları birazcık zor çıkardığı için bu aralar gözlerimi yakmayacak, yağlı his bırakmayacak zararsız bir makyaj temizleyici arıyorum. Tavsiye edebileceğiniz bildiğiniz, kullandığınız böyle bir ürün varsa bana yazarsanız denemek isterim 😊 Bulana kadar Balmy Naturel'e devam edeceğim.

Bu arada Gratis’lerde göremediğim için bu ürünü artık Migros’tan alıyorum, orada bulabilirsiniz.

Beni buradan ve Instagram'dan (@fullinblog 😊) takip etmeyi unutmayın. Herkese iyi haftalaar! 🙋

Kitap: Sil Baştan


"Sen ve ben, Arujna, pek çok hayat yaşadık.
Ben hepsini hatırlıyorum. Sen hatırlamıyorsun."

Herkese merhaba!

Kitap okumak benim hayatımın vazgeçilmezleri arasında. İş temposundan bazı günler okumayı aksatsam da kitap okumayı çok seviyorum ve elimden geldiğince çok okumaya çalışıyorum. Okuduğum kitaplarda sevdiğim yerlerin altını çizmeyi, daha sonra dönüp tekrar tekrar okumaya bayılıyorum.

Şu an Albert Camus'nun Yabancı isimli kitabını okuyorum. Bir sonraki kitap postum bu kitapla ilgili olabilir. Ama şimdi sizlere en son okuyup bitirdiğim Ken Grimwood'un Sil Baştan -orijinal adıyla Replay- isimli romanından bahsedeceğim. Tabii ki de klasikleşmiş kahve eşliğinde 😊

Bu arada kitap alırken bulabilirsem ikinci elini almayı tercih ediyorum. Eskimiş, bazen benim yaptığım gibi altları çizilmiş satırları okumayı daha çok seviyorum. Bu kitabı hemen almaya karar verdiğim için Yabancı ile birlikte kitapyurdu.com'dan sipariş ettim. Bu siteden yaptığım ilk alışverişti ama memnun kaldım. İki kitabı da indirimli aldım ve kargom 2-3 gün içinde elime ulaştı. İkinci elini bulamadığım kitaplarda yine indirime denk gelirsem bu siteyi kullanabilirim. 

Sil Baştan'ı daha önce birçok kez kitapçılarda görmüştüm ama nedense alelade bir kitap olarak düşünüp hiç bakmamıştım bile. Bu kitap bir tavsiye üzerine okunacaklar listeme girdi ve internetteki yorumları okuduktan sonra hemen siparişini verdim. Kitabı okumaya başlamamla bunca zaman boşuna ertelediğimi fark ettim.

 43 yaşında öldüğünüzü ve öldükten hemen sonra 18 yaşında üniversite zamanınıza uyandığınızı düşünün. Her şeye sıfırdan başlamak, yaptığınız hataları yapmamak, zamanında yapmadığınız için pişman olduğunuz şeyleri yapabilmeniz için önünüzde bir şans daha olması müthiş değil mi? Olmak istediğiniz kişi olabilmeniz için bir fırsat. İşin güzel tarafı da şu: Öldüğünüz yaşa kadar olan tüm geleceği biliyorsunuz! Loto sonuçları, at yarışları, maç sonuçları, borsa; yani kolaylıkla zengin olabilmeniz için gereken her şey.

Kahramanımız Jeff Winston da önce şaşkınlık ve korkuyla, daha sonra bu düşüncelerle her şeye sıfırdan başlıyor. Kısa sürede dikkat çekmeyecek şekilde zengin olup kendine bambaşka bir yol çiziyor. Hayatın her anlamda tadını çıkarıyor, daha sonra evleniyor, bir çocuğu dahi oluyor. Ama kitabımız asıl burada başlıyor. Jeff 43 yaşına geldiğinde aynı gün tekrar ölüyor ve tekrar 18 yaşında üniversite zamanında uyanıyor.

-- Bundan sonrası spoiler olabilir isteyenler bundan sonrasını kitabı bitirdikten sonra okuyabilirler. Çok ayrıntıya girmemeye çalıştım ama 😊--

Bu noktadan sonra kitap bizi başlangıçtan bambaşka düşüncelere sürüklüyor. Bunun bir lütuf olduğunu düşünürken neredeyse bir lanet olduğunu düşündürmeye başlıyor. Zenginlik, hayatına istediğin gibi yön verebilme özgürlüğü, yeni fırsatlar, yeni başlangıçlar, yeni seçimler; bunun yanında kaybedilen aşklar, çocuklar, emekle kurduğunuz ve mutlu olduğunuz koca bir hayatın yok olup her şeye tekrar sıfırdan başlamanız. Başta müthiş bir fırsat olduğunu düşündüğümüz yeniden 18 yaşında olma fikri, yaşanılan hayatlar boyunca yerini yalnızlık, tekrar kazanıp tekrar kaybediş, çaresizlik duygularına bırakıyor. Şanslı olduğunu düşündüğümüz adama üzülmeye başlıyoruz.

"Çünkü onları her zamankinden çok seviyorum ve bu defa onları kaybedeceğimi biliyorum."

Kitap son bölüme kadar benim için o kadar artan bir ivmeyle geldi ki kitap bittiğinde sonunu beğenip beğenmedim konusunda tereddüt ettim. Çünkü kitap boyunca Jeff ile birlikte biz de bütün bunların neden onun başına geldiğini merak ediyoruz ve bir cevap arıyoruz. Kitap da sonunda bu cevabı alacağımı düşündürmüştü ama finalde yorum biraz bize bırakılmış. Aslında kitabın bir yerinde Jeff'in bir teorisi beni çok düşündürmüştü, sanırım bana en yakın gelen cevap oydu. Bir de kitaptaki bir diyalog sanki kitabın anlatmak istediği şey buymuş dedirtiyor:

"'Biliyorum,' dedi. 'Sadece...Sonsuz seçeneklerimiz olmasına çok alıştım, zaman... hatalarımızın bizi bağlamamasına, her zaman geri dönüp bir şeyleri değiştirebileceğimizi, daha iyisini yapabileceğimizi bilmeye. Ama yapamadık değil mi? Sadece bir şeyleri değiştirdik o kadar.'"




--spoiler bittiiii--

Burada yazar Ken Grimwood'u araştırırken öğrendiğim ilginç bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum. Ken Grimwood da romanımızın kahramanı Jeff gibi Radyo Gazeteciliği ile ilgileniyor ve onun gibi kalp krizinden hayatını kaybediyor. Tek fark 43 yaşında değil 59 yaşında. Bu da ilginç bir ayrıntı olarak aklımızda kalsın.

Sonuç olarak okumayanlar için kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. Okurken beni çok düşündürdü ve etkiledi. Benim kadar etkilenir misiniz bilmiyorum ama en azından sürükleyiciliği ile kısa zamanda bitireceğinizi ve seveceğinizi umuyorum. Eğer okursanız bana yorumunuzu iletirseniz çok sevinirim. Ben Yabancı'yı bitirdikten sonra Ken Grimwood'un diğer kitapları olan Zaman Çarkı ve Kayboluş'u okumayı planlıyorum. Umarım onları da beğenirim ve size güzel kitaplar tavsiye ederim. Okumak güzel şey 😊

Sonraki yazımda görüşmek üzere hepinize sevgiler! 🙋

Gosh Mineral Waterproof Eye Shadow - Kalem Göz Farı


Merhaba!

Bugünkü postumda size pek sevdiğim kalem farlardan bahsetmek istiyorum. Günlük makyajımda pratik ve hafif ürünler kullanmayı tercih ediyorum. Far kullanmaya başlamam da Gosh markasının Mineral Waterproof Eye Shadow, yani mineral kalem göz farlarıyla tanışmam sayesinde oldu.

Kalem farlarla tanışmadan önce günlük makyajımda göz pınarlarıma hafif bir beyaz toz far uyguluyordum, ortaya çıkan o aydınlık, taze ve canlı görünümü seviyorum. Yaklaşık 1 sene önce kullandığım toz far bitince uğradığım bir Gratis mağazasında çalışan satış danışmanının tavsiyesiyle Gosh mineral kalem farlarından 001 Pearly White rengini aldım.

Açıkçası uçuşan toz farlardan sonra bu kalem far oldukça pratik ve kullanışlı geldi. Asansörlü bu farın ucu çok ince değil, bence ideal kalınlıkta. Krem gibi oldukça kolay bir sürümü var, uygulaması hiç vakit almıyor, sür çık tarzında bir ürün.

Pearly White renginden oldukça memnun kaldıktan sonra 002 Golden Brown rengini aldım ve uzun bir süre her gün kullandım. Çok güzel bir altın rengi. Kullandığım diğer renklerde olduğu gibi pırıltılı bir renk, içinde incecik simler var ama sim diye kendini belli etmiyor kesinlikle. Aksine aydınlık, hoş bir görünüm veriyor. Ben gözlerimde sadece bu farı ve rimel kullanıyordum, tam istediğim gibi oldukça fresh ve canlı gözüküyor.



Fotoğraflarda malesef rengini tam olarak belli etmedi çünkü elimdeki tamamen bitmiş durumda :)) Rengini çok zor sürebildim. Bitmiş ürünü saklamamın nedeni de ne yazık ki bu rengi bir süredir şehrimdeki 2 Gratis mağazasında da bulamıyorum. Baktım gelmiyor, ben de onun yerine yine altın rengi olarak 005 Gold rengini aldım, birkaç haftadır bu rengi kullanıyorum.



Gold rengi, Golden Brown'dan daha açık bir altın rengi. Golden Brown'ı renk olarak daha çok beğendim. Yapısı yine aynı. Kalıcılıklarından bahsetmem gerekirse orta seviyede diyebilirim. Sabahları işe gitmeden önce sürdüğüm far akşam eve geldiğimde yer yer dağılmış gibi olsa da hafif ve pırıltılı olduğu ve göz kapağında kalıp gibi durmadığı için bence kötü durmuyor, çok belli bile olmuyor. Bu arada farın altına hiçbir baz kullanmıyorum, siz kullanırsanız bu yer yer çok hafif dağılmalar da olmayabilir. Ama çok pratik günlük bir ürün olduğu için baz da gereksiz olur diye düşünüyorum. En kötü yanınızda taşıyıp 2 saniyede tazeleyebilirsiniz. Ayrıca hiçbir şekilde akma vs. yapmıyor, yaz sıcaklarında bile hiçbir sorunla karşılaşmadım.

Elimdeki Gold rengi de bittiğinde sanırım artık bu ürünü kullanamayacağım çünkü dediğim gibi Gratis mağazalarında artık bu kalem farları bulamıyorum. Bulursam Golden Brown rengini tekrar tekrar kullanabilirim.

Benim gibi günlük makyajınızda pratik ürünler kullanmayı seviyorsanız, gözlerinizde hafif ışıltılı ve canlı bir görünüm seviyorsanız bu kalem farlardan sizin de memnun kalacağınızı düşünüyorum. Tabii bulabilirseniz :) Bu farların yokluğunda Maybelline Color Tattoo krem farlarını kullanıyorum. Onlardan da memnunum, zaten gayet beğenilen bir ürün, onlarla ilgili de bir post yazmayı düşünüyorum. O zamana kadar siz de bu farlarla ilgili yorumlarınızı bana iletebilirsiniz, hatta bulursanız mutlaka yazın :) Beni buradan ve Instagram'dan da takip etmeyi unutmayın. Instagram: @fullinblog

Sevgiler 😊

Sosyopix ile Yılbaşı Hediyem


2017'nin ilk postundan herkese merhaba!

Bugün size çok tatlı bir hediye fikri sunacağım. Aslında bu yazıyı Yılbaşı akşamından önce yazmak daha mantıklı olurdu ama bu postumda bahsedeceğim hediye benim eşime yılbaşı hediyemdi :) Sürprizi bozmamak için hediyemi verdikten sonra sizlerle paylaşıyorum ama olsun, önümüzde 14 Şubat, doğum günleri falan var, o yüzden aklınızın bir köşesinde durabilecek bir fikir olsun bu.

Aranızda Sosyopix'i duyan, kullanan var mı bilmiyorum. Benim çevremde pek bilinen bir uygulama değil. Ben de birkaç ay önce Instagram'da keşfettim. Sosyopix telefonunuzda, Instagram ve Facebook'ta bulunan fotoğraflarınızı, seçeceğiniz polo kart, magnet, poster gibi türlerde basıp şirin bir kutuda size gönderiyor. Kendi deyimleriyle anılarınıza dokunmanızı sağlıyor. Kameralı telefonlar sayesinde her gün istediğimiz kadar fotoğraf çekip istediğimiz zaman bakabiliyoruz. Fotoğraf bastırma, albüm yapma gibi olaylar pek kalmadı. Sosyopix bize bunları en güzel şekilde tekrar sunuyor.

Sosyopix'in mobil uygulamasını App Store'da bulabilirsiniz. Uygulama oldukça pratik. Giriş yaptıktan sonra aşağıdaki gibi seçenekleri görüyoruz. Kare kartlar, polo kartlar, takvim kutusu, takvim poster, kare magnetler, mini kare kartlar, kanvas tablolar, albüm poster, dev foto şeritler, modern çerçeve, foto poster, mini pola kartlar, mini foto kitap, metal magnetler, kupa, sevgili kutusu, klasik kartlar, mini klasik kartlar, mesajlı kartlar, foto şeritler, bez çanta, buton rozetler gibi çook fazla seçeneğimiz var.

Ben yılbaşına 1 ay kaldığı için Takvim Kutusu hazırlamak istedim. Telefonumda ve instagram hesabımda bulunan fotoğraflardan en sevdiğim 12 adedini seçip aylara göre düzenledim ve siparişimi verdim. Oldukça zevkli ve pratik bir uygulama. Siparişinizi vermeden önce en geç hangi gün kargoya verileceğini bildiriyor. Ben sipariş ettiğimde Pazar günüydü ve en geç Salı günü kargoya verileceği yazıyordu ama kargom Salı günü elimdeydi. Müthiş hızlılar, bu da benim gözümde büyük bir artı oldu.




Fotoğraflar üstteki gibi güzel ve sade bir kutuda geliyor. Kutunun içinden 2 paket çıktı; birinde fotoğraflar, diğerinde de aksesuarları var. İp ve mini mandal set ile dilerseniz fotoğrafları evinizde asarak sergileyebilirsiniz, ya da mini şövale ile tekli kullanabilirsiniz.





Fotoğraflarda gördüğünüz gibi kutunun içinde aksesuarlar, arkasına not yazabileceğiniz kartlar geliyor, hepsi çok güzel 💗

Takvim kartlarımız beklediğimden de güzel çıktı 😊 Fotoğrafların kalitesi tabii ki seçtiğiniz fotoğrafın netliğine, filtre olup olmamasına da bağlı ama kalitesini de çok beğendim. Şu an mini şövale ile kullanıyoruz.

Bu uygulamayı ilk kez kullandım ve çok memnun kaldım, ekibin işini özenle yaptığı çok belli. Siz de hem güzel anılarınıza evinizde yer açmak, hem de anlamlı bir hediye vermek isterseniz Sosyopix'e bir göz atın derim. Önümüzde 14 Şubat var, benden size alternatif bir hediye fikri olsun. Özellikle Sevgili Kutusu tam bu gün için bence 😇

Beni buradan ve instagramdan takip etmeyi unutmayıın -> @fullinblog

Tekrar görüşmek üzere, sevgiler!