İnceleme: Görkito Makyaj Süngeri

görkito sünger

Görkem Karman'ın 2019 sonlarında kurduğu markası Görkito'nun ilk ürünü olan Görkito Makyaj Süngeri'ni ilk çıktığında alanlardanım. Fondöten uygulamasında her zaman süngeri fırçadan bir tık daha fazla seven biri olarak uzun süredir günlük makyajımda bu süngeri kullanıyorum ve hakkında yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

"Beauty Blender'dan daha iyi" iddiasıyla piyasaya çıkan süngeri, kullanmadığım için Beauty Blender ile kıyaslayamayacağım fakat daha önce kullandığım tüm süngerleri de (H&M çoğunlukla) baz alarak yorumlarımı paylaşıyor olacağım.

Bordo renkli, bir tarafı kesik olan sünger, metal bir kutuda geliyor. Kutu fikri güzel fakat nemli süngeri ağzı kapalı kutu içerisinde saklamak küflenmeye sebep olabileceği için ben genelde sadece hafta sonları şehir dışına çıkarken bu kutuyu kullanıyorum. Hijyen açısından da süngeri kağıt havluya sararak kutusuna koyuyorum.

görkito sünger

görkito sünger

görkito sünger

Sünger elime geçtiğinde ilk yıkamadan itibaren hiçbir şekilde boya akıtmadı. Kuru haliyle ufak ve beklediğimden biraz daha sert gelen sünger, su ile birlikte bayağı şişiyor ve daha yumuşak bir hale geliyor. Yumuşaklık açısından Görkem Karman'ın yorumlarından sonra pamuk gibi bir sünger bekliyordum fakat yine de kullandığım diğer süngerlerden daha yumuşak olduğunu söyleyebilirim :)

Aşağıda paylaştığım fotoğrafların ilk ikisini sünger kuru, son ikisini de ıslakken çektim. Boyutu hakkında fikir verebilir umarım.

görkito sünger 

görkito sünger 

görkito sünger 

görkito sünger

Bir tarafının kesik olması göz altları, burun kenarları gibi yerlere daha kolay uygulama yapmayı sağlıyor. Ben fondöteni elimin üzerine sıkıp, parmağımla yüzümde uygulayacağım yere bırakıp süngerle yaymaya başlıyorum. Yani fondöteni direkt sünger üzerine sıkmıyorum. Bu şekilde neredeyse hiç emmiyor diyebilirim. Sünger kullanımındaki malum ürün ziyanı bu süngerle pek fazla olmuyor. Ürünü kolay bir şekilde yayıp cildimle bütünleştiriyor.

Haftada bir süngeri beyaz sabun ile yıkıyorum. İnternette çok fazla yırtılma, parçalanma yorumları okudum ve ilk kez yıkarken bana da kolaylıkla yıpranabilecek bir sünger gibi gelmişti açıkçası. Bu yüzden yıkarken tırnaklarımı geçirmemeye çok dikkat ediyorum ve henüz herhangi bir yıpranma ile karşılaşmadım. Temizlenmesi de beyaz sabun ile gayet kolay. Süngerin üzerinde herhangi bir fondöten izi vs. de kalmıyor, ilk günkü gibi tertemiz oluyor.

Açılışa özel kargo bedava kampanyası ile 35 TL'ye aldığım Görkito Sünger benim için gayet kullanışlı ve yeterli bir makyaj yardımcısı oldu. Beauty Blender'a muadil mi orasını bilemiyorum ama nazik davrandığınız sürece fiyatını rahatlıkla çıkaracağını düşünüyorum.

Sevgiler!

İnceleme: L'Oreal Paris True Match Fondöten

loreal paris true match

True Match fondötenler uzun zamandır raflarda olduğundan kozmetik marketlerde mutlaka denk gelmişsinizdir. Her alt tona uygun birçok rengi bulunan bu fondötenleri uzun süredir denemek istiyordum fakat her zamanki gibi ülkemize belli başlı renkleri geldiği için kendime uyan rengi bulamamıştım. Yenilenen formülüyle birlikte 30 farklı rengi de raflarda yerini alınca bir indirim döneminde testerını deneyerek cildime uygun rengini satın aldım. Aldığım günden beri neredeyse her gün kullandım ve L'Oreal Paris True Match Fondöten yorumlarımı artık paylaşabilirim.

loreal paris true match

L'Oreal Paris True Match fondötenin bendeki rengi yeni gelen renklerden, nötr alt tonlu en açık renk olan ve 1N. İlk sürdüğümde rengi gözüme çok açık geldi fakat sürdüğümde yüzüm, doğru olan şekilde boynumla aynı renkte duruyor ve birkaç kullanımdan sonra bu zamana kadar boynuma göre hep koyu ya da fazla pembe alt tonlu fondötenler kullandığımı net olarak fark ettim. Ten rengime tam uyan rengiyle True Match benden ilk tanışmamızda büyük bir artı aldı.

Yenilenen formülündeki hyalüronik asit, e vitamini, aloe vera ve antioksidanlar ile cildi nemlendirerek 2 haftada cilt kusurlarını iyileştirmeyi vaat eden fondötenin cildime bakım yapmasını tabii ki beklemiyorum. Nihayetinde bir kozmetik ürünü. Fakat içeriğini hiç de kötü bulmadığımı ve her gün kullanmama rağmen sivilceye, kuruluğa ya da yağlanmaya sebep olmadığını da belirtmek isterim. Bu açıdan da beğendiğim bir fondöten oldu True Match.

loreal paris true match

30 ml'lik kapaklı, pompalı, şık bir cam şişede gelen fondötenin pompasından istenen miktarda ürün alınabiliyor. Ben genellikle günlük makyajımda bir pompadan az ürün alıyorum ve sivilce izlerim ve kızarıklıklarımdan başlayarak ürünü tüm yüzüme uyguluyorum. Yapısı çok sıvı olduğundan başlarda fırça ile uyguladım. Fırça izi kalmıyor, ürün ziyan olmuyor fakat benim cildim kuruya dönük karma olduğundan nemli sünger ile en iyi ve en doğal performansı alıyorum. 

Fondöteni dağıtmak çok kolay. Bu kış akşam rutinimde cildimi iyi bir şekilde nemlendirdiğim için bölgesel kuruluk problemi yaşamıyorum ve fondöten cildime çok güzel oturuyor. Yüzümün hiçbir yerinde pul pul görünmüyor, sivilce izlerimin üzerinde birikme ya da fondötenin tutunmaması gibi bir durum olmuyor. Sivilce izlerimi, kızarıklıklarımı biraz daha kapatmak istersem biraz daha fondöten alıp üzerine rahatlıkla uygulayabiliyorum, arttırılmaya müsait bir yapısı var.

Yapısı hafif pudralı olmasına rağmen ciltte ne çok mat, ne çok parlak, aydınlık, sağlıklı bir duruşu var. Cakey durup ben buradayım demiyor, çizgilere dolmuyor ve oksitlenme yapıp ciltte koyulaşmıyor. Bence tam bir "my skin but better" yani "cildim ama daha iyisi" fondöteni!

loreal paris true match fondöten

loreal paris true match fondöten

Olumsuz olarak söyleyebileceğim özellikleri; Maybelline Affinitone kadar olmasa da gün içerisinde telefona transfer olabiliyor, fark etmeden yüzüme dokunursam elime bulaşabiliyor ve yerinden oynayabiliyor. Sabah işe gitmeden önce sürdüğüm fondöteni akşam eve geldiğimde burnumun üzeri ve sivilce izlerimin üzerinden biraz silinmiş olarak buluyorum. Günlük olarak benim çok problem ettiğim bir şey değil, ayrıca makyaj sabitleme spreyi kullanılarak kalıcılığı bir tık daha arttırılabilir. İş sonrası önemli bir etkinlik vs. varsa o gün için ben daha kalıcı fondöten tercih ediyorum (bkz. Rimmel London Long Lasting 24H Nude Fondöten).

Uzun uzun anlattığım L'Oreal Paris True Match Fondöten yorumlarım böyleydi. Bahsettiğim olumlu özellikleri ve cildime tam uygun rengini bulabilmem sebebiyle True Match fondötenle tanıştığım için çok memnunum. Merak ettiğim başka fondötenler olsa da benim için yeniden alınacaklar arasına girdi bile.

Sevgiler!

Alışveriş #13


Şubat ayı kozmetik alışverişinden çok yakaladığım güzel indirimlerle biraz kıyafete yöneldiğim bir ay oldu. Kozmetikte de indirim zamanında elimde bulunmayan ve denemek istediğim birkaç ürün aldım, hadi neler almışım aşağıda birlikte bakalım!

nyx sweet cheeks matte so taupe

1- Maybelline Total Temptation Maskara: Kirpiklerim bir süredir döküldüğü için elimdeki NYX Worth The Hype maskarayı yalnızca hafta sonları kullanıyorum. Hafta içi işe giderken sürmek üzere daha hafif yapılı bir maskara arayışına girdim ve okuduğum yorumlardan sonra denemeyi de istediğim Maybelline Total Temptation maskarada karar kıldım. Cosmetica'dan indirimle 39.90 TL'ye satın aldım. Birkaç ihtiyaç alışverişiyle birlikte yine çok hızlı ve kusursuz bir şekilde paketlenmiş olarak elime geçti. Kirpiklerimi dinlendirme amacıyla henüz kullanmaya başlamasam da ilerleyen dönemde yazısı blogda olacak.

2- NYX Sweet Cheeks Mat Allık So Taupe: NYX'in mat allık serisindeki So Taupe rengini instagramda takip ettiğim iki instagram hesabında peş peşe gördüm ve ikisi de bu ürünü kontür olarak kullandıklarından ve renginin harika bir kontür rengi olduğundan bahsediyorlardı. Elimde bir kontür ürünü olmadığından (Rimmel London Kate Sculpting & Highlighting Kit var sadece ama kontür rengi pek soğuk alt tonlu değil) ücretsiz kargo kodu da bulunca 14 Şubat indiriminde online sitesinden 35 TL'ye satın aldım. İndirim dönemi olmasına rağmen aldığım gün kargoya verildi ve ertesi gün elimdeydi, benim için güzel bir alışveriş deneyimi oldu.

gülsha micellar water

3- The Inkey List Beta Hydroxy Acid Serum: Emin olmamakla birlikte Sephoralara yakın zaman önce geldiğini düşündüğüm The Inkey List markası pek çok yabancı blog ve sitelerde The Ordinary markasına muadil gösteriliyor. Zaten ürünleri de çok benzer. Elimde hiç salisilik asit serumu bulunmadığı için Sephora'nın sitesinde görünce %2 Salisilik Asit içeren bu serumu denemek istedim. Ürün kısa zamanda elime ulaştı fakat paketleme güzel olmasına rağmen şişe çok az akıtmış olarak geldi :( Neyse ki şişenin kapağını sıkıca kapattıktan sonra şu an durduğu yerde bir akıtma sorunu yaşamıyorum. Kargo pakedinin içinde de seyahat boy Gülsha Güllü Micellar Water sample olarak geldi.


4- L'Oreal Paris Les Macarons Ultra Matte Likit Ruj - 832 Infinite Spice: Şubat ayı alışveriş dosyasını 3 ürünle kapattım derken Şubat ayının son günü Cosmetica bir güne özel kargo bedava kampanyası yaptı ve bir süredir almayı düşündüğüm L'Oreal Paris Les Macarons Ultra Matte likit rujlar %50 indirim + sepette %10 indirimle 35 TL'ye düşünce finali Infinite Spice rengi ile yapmış oldum.

Benim Şubat ayı mini kozmetik alışverişim böyleydi. Sizin Şubat ayınız nasıl geçti?

#fulinbooks 📚 Şubat 2020

 
Herkese merhaba!

Şubat ayında özellikle ikisini elimden düşürmediğim güzel kitaplar bitirdim ve paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

Kara Kitap

Orhan Pamuk'a saygım ve hayranlığım sonsuz; ama bu kitap şu ana kadar okuduğum Orhan Pamuk kitapları içerisinde en zor okunanıydı. Yani bu kitabı okumak için doğru zamanı yakalamanız gerekiyor, doğru zamanı var mı onu da bilmiyorum.

Adı gibi kasvetli romanımızda Galip, kendisini terk eden çok sevdiği eşi ve aynı zamanda amca kızı Rüya'dan bir iz bulabilmek için Rüya'nın üvey kardeşi köşe yazarı Celal'in peşine düşer. Galip'le birlikte eski İstanbul sokaklarında dolanırken bir yandan da Celal'in köşe yazılarında bir iz bir işaret aramaya çalışıyoruz. Orhan Pamuk'un okuduğum diğer romanlarında olduğu gibi Kara Kitap'ta da kalemini konuşturduğu, nokta kullanmadan yazdığı bir bölüm var ki -Aynaya Girdi Hikaye- çok ama çok güzeldi!

Sonuç olarak okuduğum için mutluyum ama sonunda bitirebildiğim için daha da mutluyum :)

orhan pamuk

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum felsefi diyaloglar, başarılı psikolojik tahliller içeren incecik bir gerilim romanı. Aslında bir nevi yol öyküsü.

Baş karakterimiz kısa süre önce tanışıp birlikte olduğu erkek arkadaşı Jack'ten ayrılmayı düşünüyor fakat çelişkili bir şekilde akşam yemeği için Jack ile birlikte Jack'in ailesinin çiftliğine ziyarete gidiyor. Yol boyunca düşündürücü diyaloglar eşliğinde biz de hem küçük ayrıntılarda Jack'ten hoşlanıyor, hem de bir şeylerin yolunda gitmediği hissine kapılıyoruz. Zaten kitabın son çeyreğinde gerilim dozu artıyor ve sürpriz finali yapıyor 💥

Netflix filmi de (I'm Thinking of Ending Things) yolda olan bu kitabı ben beklediğimden fazla sevdim, sıradan bir gerilim türünden ziyade psikolojik tahliller de içeren gerilim kitapları okumayı sevenlere tavsiye ederim. Hem ince hem de akıcı oluşuyla üç günde bitiveriyor.

"Varlığımın anlamı, hayatın bana soru sormasıdır. Veya, tam tersine, ben dünyaya sorulmuş bir soruyum ve cevabımı vermem gerekiyor, yoksa dünyanın vereceği yanıta mecbur kalırım."



Hala Zamanımız Varken

En son yazacağımı başta yazıyorum; çok ama çok güzeldi! 😍

Laurie 21 Aralık 2008 günü Londra’da çift katlı otobüsün camından bakarken durakta bir yabancıyı görür ve gözlerini alamaz. Derken yabancı ile gözleri buluşur, ilk görüşte aşk denilen şey Laurie’yi yakalar. Laurie otobüsten inip inmemeyi, yabancı otobüse binip binmemeyi düşünürken otobüs hareket eder ve birbirlerini kaybederler. Laurie 1 yıl boyunca yabancıyı her cafede, barda arar; en sonunda ev arkadaşı Sarah ile evlerinde düzenledikleri Noel partisinde bulur. 1 yıl önce otobüsün camından görüp aşık olduğu Jack O’Mara şimdi en yakın arkadaşı Sarah’nın erkek arkadaşıdır!

Bir Gün benim en sevdiğim romanlardan biridir ve uzun zamandır çoğu kitapta o tadı alamamıştım. Hala Zamanımız Varken bana Bir Gün’ü okurken hissettiklerimi tam olarak yeniden yaşattı, Josie Silver'ın kalemini de sevdim. 10 sene boyunca yaşananları Laurie ve Jack’in gözünden okuyoruz Bir Gün’deki gibi. Baştan söyleyeyim; bu kitap tatlış romantik bir yılbaşı hikayesi değil. Son sayfasına kadar buram buram hüzün dolu ve pek çok yerde Laurie’yi ve Jack’i tokatlamak istiyorsunuz. Yılbaşı ile ilgili her şeyi çok severim; birbirlerini seven fakat kalp kırıklıklarıyla dolu aşk hikayelerine de bayıldığım için ben okurken çok keyif aldım. Bir Gün’deki Em ve Dex gibi Lu ve Jack de benim favori ikililerimden oldular ♥️

Kitabın orijinal adı One Day in December; kitabın ruhuna uygun olarak yılbaşı zamanı okumak ayrı bir güzel olur. Epsilon’un hazırladığı kapağa da, aşağıya bırakacağım orijinal kapağa da ayrı ayrı bayıldım. One Day gibi One Day in December'ın da filmi çekilse ne güzel olur!


"Bazen doğru insanla yanlış zamanda karşılaşıyorsun," dedim yumuşak bir sesle."Evet," dedi. "Sonra her günü zamanı yeniden düzenleyebilmeyi dileyerek geçiriyorsun."


josie silver


Şubat ayında okuduğum kitaplar bunlardı. Genellikle kitaplarda planlı ilerleyemiyorum. O an ruh halim hangi tür okumak istiyorsa, ya da bir yerde biri bir kitap önerip ilgimi çektiyse pat diye onu alıp onu okuyorum. Mart ayına da kişisel gelişim kitapları ile başladım, geçen ay Goodreads'de önerilerde gördüğüm bir romanla devam edeceğim gibi görünüyor :) Yazıda sizin ilginizi en çok hangi kitap çekti bakalım?

Harika Bir Sürpriz 😍 - L'Oreal Paris X Watsons Kutusu


Cuma günü en sevdiğim markalardan biri olan L'Oreal Paris'ten sürpriz bir kargo aldım. L'Oreal Content Pro'dan şu yazımda bahsetmiştim; sanırım katıldığım bir projeden kazandığım bu kutu içerisinde, hali hazırda çok severek kullandığım ve yakın zamanda almayı düşündüğüm ürünler olunca süper mutlu oldum ve hem içeriğinden bahsetmek, hem de ürünler hakkında kısa ön bilgiler paylaşmak amacıyla bu postu hazırladım. Mart ayının bu ilk blog yazısını umarım keyifle okursunuz.

Üzerinde L'Oreal Paris X Watsons yazılı, mıknatıs kapaklı, oldukça şık olan bu kutu içerisinde, özel bir notla birlikte L'Oreal Paris'in en sevdiğim serilerinden aşağıdaki ürünler geldi.

loreal content pro

✨ Volume Million Lashes Maskara
✨ Les Chocolats Ultra Matte Likit Ruj - 842 Candy Man
✨ Color Riche Shine Ruj - 112 Only in Paris
✨ Matte Signature Eyeliner
✨ Glow Cherie Işıltı Veren Renkli Nemlendirici
✨ Cherie On The Cake Allık & Bronzer


L'Oreal Paris maskaralarıyla genellikle kirpiklerim iyi anlaşır. Tek tek ayrılmış hacimli ve etkileyici kirpikler vaat eden Volume Million Maskara'yı daha önce kullanmamıştım, beklentilerim iyi yönde. Elimdeki NYX Worth The Hype ve Maybelline Total Temptation maskaralardan sonra kullanıp yorumlarımı blogda paylaşıyor olacağım.

loreal paris les chocolats candy man

Çikolata kokulu Les Chocolats mat likit rujlardan pembe nude rengindeki Candy Man, koyu renk göz makyajarıyla çok yakışacak bir renk. Bu seri ile ilgili klasik likit mat rujlar gibi dudakları çılgınlar gibi kurutmaması, dudaktan gün boyunca hiç silinmemesi gibi olumlu yorumlar okumuş ve geçen hafta Les Macarons serisinden 834 Infinite Spice rengini sipariş etmiştim. Kalıcı likit mat rujlar çok fazla tercih ettiğim ürünler değildi ve beklentilerim epeyce yüksek olan bu iki ruju denemek için sabırsızlanıyorum!

loreal paris color riche shine only in paris

Yaz aylarında mat rujların yerini benim için fresh bir görünüm veren parlak rujlar ve glosslar alıyor. Color Riche Shine serisinden yine pembe renkteki Only in Paris ruju bu yaz bol bol kullanmayı düşünüyorum. Zaten makyaj koleksiyonumda rujlarımın neredeyse tamamına yakınını L'Oreal Paris markası oluşturuyor. Hem renk hem de yapı olarak L'Oreal rujları gerçekten çok beğeniyorum.


Eyelinerlı göz makyajlarına içim gitse de düşük göz kapaklarına sahip biri olarak eyelinerı kendime hiç yakıştırmıyorum. Dipliner kategorisinde gösterilen ve son derece kolay uygulama vaat eden bu Signature Eyeliner'ı gerçekten merak ettim ve bu kez kendime yakışan bir eyeliner çekebilirim belki, ne dersiniz?


Glow Cherie Işıltı Veren Renkli Nemlendirici'yi severek takip ettiğim bloglarda görmüş ve hakkında hep iyi yorumlar okuduğum bu ürünü yaza doğru almayı planlamıştım. Kutudan çıkması benim için harika bir sürpriz oldu! Bu bahar ve yaz aylarında bol bol kullanıp yorumlarımı paylaşacağım.


Daha önce blogda inceleme yazısını paylaşmış olduğum (yazı için TIKTIK) Cherie On The Cake Allık & Bronzer aldığımdan beri elimden düşmedi. Benim için hem günlük, hem özel gün makyajlarımda kullandığım harika bir ikili ve yedeklendiğine sevindim.


Gönderdikleri bu harika kutu için L'Oreal Paris Makyaj ekibine çok teşekkür ediyorum.

Güzel bir hafta ve güzel bir ay olsun!

Bitenler #13


Instagram hesabımda bu ay biten ürünleri fazla biriktirmeden paylaşmak amacıyla story mi blog mu şeklinde bir anket yapmıştım. Sonuç hiç beklemediğim şekilde blog çıktı. Hatta o kadar beklemiyordum ki fotoğrafları bile instagram hikayelere uygun olarak çekmiştim 🙈 Sonuç olarak her zaman gönlüm blogdan yana olduğu için biten kozmetik ürünlerimi paylaşmaya seve seve başlıyorum.

Pembe renkli ürün başlıklarına tıklayarak inceleme yazılarına gidebilirsiniz.

farmasi dr tuna çörekotu yağı şampuan

1- Farmasi Dr. C.Tuna Çörekotu Yağı Şampuanı: Annemin kendi için sarımsaklı çeşidini alırken benim için de Çörekotu Yağı içeren çeşidini aldığı bu şampuanı başlarda çok sevmiştim. İnce telli, kabarık ve aşırı dolaşan yapıda saçlarım için ilk defa duşta saç kremi kullanmaya gerek duymadım. Başlarda gün aşırı yıkadığım saçlarımın yağ dengesini değiştirmese de birkaç hafta sonra saçlarımın ikinci gün biraz daha fazla yağlandığını fark edince başka şampuana geçtim.

2- Isana Saç Spreyi: İndirimlerde fiyatı çok uygun ve eşim gayet memnun. Yenisini aldık bile.

3- 8x4 Deodorant Inspire: Alüminyum içermeyen 8x4 deodorantların kokularını beğeniyorum. Inspire çeşidi de serideki favorilerimden oldu. Yalnız bu deodorantların performans olarak çok başarılı olduklarını düşünmüyorum. Yine de ara sıra alabilirim.

4- Yves Rocher Pure Calmille Micellar Cleansing Oil: Bu yağdan 3. şişem falan sanırım. İşini gayet iyi yapan piyasadaki en uygun fiyatlı makyaj temizleme yağlarından biri. Bitmeden yedeklemiştim, değiştirmeyi de düşünmüyorum.

maybelline color tattoo creme de nude

5- Isana Asetonsuz Oje Çıkarıcı: Ürün gayet güzeldi fakat şişesinin ağzı çok geniş ve tıpa olmadığından fazla fazla dökülüp kısa zamanda bitti. Yeniden alınabilir.

6- Maybelline Color Sensational Ruj 553 Glamourous Red: Seneler önce aldığım ilk kırmızı rujum olan bu rujun günlük olarak da kullanılabilecek harika bir tonu ve dudağı kurutmayan nemli şahane bir yapısı vardı. Hatta kendisi Mac Brick-O-La ruja muadil olarak gösteriliyordu. Gösteriliyordu diyorum çünkü maalesef kaldırıldı ve benim elimdeki de bitmemiş olmasına rağmen seneler geçip miadını doldurduğu için ne yazık ki çöpe gidiyor :(

7- Maybelline Color Tattoo 24H Krem Far Creme De Nude: Serinin ilk mat farlarından ten rengi bu krem farı göz kapaklarımı nötrlemek amacıyla günlük makyajımda uzun bir süre kullandım. Yapısı çok kuru ve çok kötüydü, sürerken hep topaklanıyordu. Artık kullanmak istemediğim için bitmesine az kala çöpe gönderiyorum.

8- L'Oreal Paris Lash Paradise Extatic Maskara Sandalwood Wonder: İlk kahverengi maskaramdı ve rengini, verdiği hacim ve hafif kıvırma etkisini çok beğendim! Üstelik siyah çeşidi kadar çabuk kurumadığından daha uzun süre kullanabildim. Başlarda kokusu rahatsız etse de zamanla azaldı ve sorun olmadı. Kahverengi maskara arayanlara tavsiyemdir.

Az ve öz bitenlerimi umarım severek okumuşsunuzdur. İçlerinde ortak bitirdiklerimiz var mı?

#fulinbooks 📚 Ocak 2020

gülseren budayıcıoğlu

Son aylarda kitap okumaya daha çok vakit yaratmaya çabalıyorum ve birçok güzel kitap bitirdim. Bu sene de okuduğum kitapları her ay #fulinbooks serisi altında paylaşmak niyetindeyim. Serinin ilk yazısında Ocak ayında neler okumuşum bakalım!

Hayata Dön

5 kitabı bulunan psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu'nun Hayata Dön ve Kral Kaybederse kitaplarını 2019 Aralık ve 2020 Ocak başlarında arka arkaya okudum ve ikisi de çok beklentisiz başlayıp ilgiyle okuduğum kitaplar oldular.

İstanbullu Gelin dizisinin esinlendiği kitap olan Hayata Dön'de Gülseren Hanım'ın hastalarından Ala'nın yaşadıkları çok sarsıcıydı. İlk geldiğinde yüzüne bakılamayan, kapalı bir kutu olan Ala'nın, her seansta Gülseren Hanım'ın anlattığı hikayelerle yavaş yavaş açılması, kitabın sonuna kadar katettiği yol, değişimi çok etkileyiciydi. Ala geçmişini anlatmaya başladıkça kitabı elimden bırakamadım ve bunların gerçekten yaşandığını bilmek beni çok daha fazla etkiledi.

Puanım: 8/10

Kral Kaybederse

Hayata Dön'ün ardından başladığım Kral Kaybederse, ilk kitabın güzelliğinin de etkisiyle yarısına kadar biraz sıkıldığım bir kitaptı fakat seneler geçip kader ağlarını örmeye başlayınca (başka nasıl denir bilemedim??) kitap çok güzelleşti ve başlarda itici bulduğum, kızdığım Kenan Baran'a ben de okuyan herkes gibi şefkat duydum, üzüldüm. Kitabı bitirdiğimde Hayata Dön mü Kral Kaybederse mi daha güzeldi diye düşünürken buldum kendimi.

Edebi bir beklentiyle okunacak kitaplar değil; çok sade bir dille, herkesin anlayacağı şekilde yazılmış ve herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Yalnız değinmeden geçemeyeceğim; kitaplarda Gülseren Budayıcıoğlu'nun kendini, ailesini daha objektif anlatmasını ya da hiç anlatmamasını tercih ederdim. Her bölümde kendini ve ailesini farkında olmadan (öyle umuyorum) övdüğü kısımları gereksiz ve biraz itici buldum. Kitapla ilgili eleştirebileceğim tek nokta bu olabilir.

Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitaplarından Hayata Dön ve Camdaki Kız diziye uyarlandı (diziler sadece kitaplardan esinlenmiş sanırım, çok benzemiyormuş). Bu kitap da her an bir diziye/filme uyarlanmaya müsait, o yüzden okumak için elinizi çabuk tutun derim :)

Puanım: 8/10

gülseren budayıcıoğlu

Sen Değişirsen Her Şey Değişir

Ocak ayında Başak Sayan'ın yeni çıkardığı Sen Değişirsen Her Şey Değişir kitabını bitirdim. İlk romanı olan Bağlanma Korkusu, kendisiyle tanıştığım ilk kitaptı ve blogda da yazmıştım.

Sen Değişirsen Her Şey Değişir, Başak Sayan'ın Instagram'da başlattığı 21 günlük meditasyon serileri sırasında çok kısa bir sürede yazdığı kitap olduğu için biraz önyargım vardı ancak otobiyografi/kişisel gelişim arasındaki bu kitabı sevdim. İlk bölümünde kendi hayatını, meditasyonla nasıl tanıştığını, kendinde keşfettiği kök inançları ve artan farkındalığıyla kendi yaşamındaki dönüşümleri sade ve akıcı bir dille anlatmış. Geri kalanında ise yaratım meditasyonunun altını dolduran bilimsel keşifleri herkesin anlayabileceği şekilde yazmış. Kitapta altını çizdiğim ve beni araştırmaya iten pek çok kısım oldu. Başak Sayan ve kitaplarıyla ilgili önyargılarım da biraz kırıldı. Konu ilgisini çekenler için Sen Değişirsen Her Şey Değişir tavsiye edeceğim, kısa sürede bitirilebilecek keyifli ve öğretici bir kitap diyebilirim.

Puanım 7/10

başak sayan


Ocak ayında okuduğum kitaplar bunlardı, Şubat ayında okuduklarımı paylaşmak için sabırsızlanıyorum! Bu arada isim bulma konusunda berbat olduğum için bu seri hakkında başka isim önerilerine açığım. Hatta bu aralar ciddi ciddi bloğumun da ismini değiştirmeyi düşünüyorum (hit kaybı vs. riskleri var maalesef) 🙈 Bu mini çılgınlıklarla ilgili fikirlerinizi aşağıya beklerim!

Alışveriş #12


Herkese merhaba!

Bu ay gereksiz bir kozmetik alışverişi yapmayıp gerçekten istediğim ürünleri alarak benim için tatmin edici bir alışveriş yazısı hazırladım, umarım severek okursunuz :)

essence make me brow

Celenes By Sweden Mineral Roll On: Temiz içerikli roll on arayışımda ülkemize yeni gelen Celenes By Sweden markasının mineral roll onunu Eveshop'ta gözüme kestirip aldım. Parfümlü ve parfümsüz olarak 2 çeşidi var, ben farkında olmadan parfümlü olanı almışım ama kokusu çok hoş ve oldukça hafif. Alüminyum ve alkol içermemesi benim için tatmin edici, fiyatı da indirimde 13 TL olarak gayet makuldü.

Essence Make Me Brow Kaş Maskarası: Uzuun süredir çok severek kullandığım canım kaş maskaram (yazısı için TIKTIK) ne yazık ki raflardan çekilince elimdeki bitmeden yerine ne alsam diye araştırmalara girdim. Essence'in bu maskarası birçok yerde Benefit Gimme Brow kaş maskarasına muadil gösteriliyor. Maalesef raflarda bulması pek kolay olmadığından Eveshop'ta 01 rengini görünce hemen aldım. Yalnız 3 ml'lik boyuyla oyuncak gibi bir şey bu, çok çabuk biterse tekrar alır mıyım bilmem. Fiyatı da indirimsiz 20 TL.

nivea böğürtlen lip balm

Yine bir Gratis indiriminde uzun süredir aklımda olan Gilette Venus Olay tıraş makinesi (39,90 TL), Nivea Böğürtlenli Lip Balm (11 TL) ve Bee Beauty aseton (3,5 TL) aldım. En son lisede kullandığım Nivea lip balmların yenilenmiş serisindeki bu böğürtlenli çeşidini bu aralar takip ettiğim kişilerde çok görüyorum ve çok beğeniyorum. Elimdeki lip balmlar bittiğinde açacağım, uzun zamandır ilk defa bir lip balmı bu kadar merak ediyorum sanırım :D

isana

Küçük bir Rossmann alışverişinde de eşimin kullandığı Isana Saç Spreyi (11 TL), ülkemize yeni gelen vegan, cruelty free ve geri dönüştürülebilen ambalajlarıyla dikkat çeken markalardan Love Beauty & Planet diş fırçası (24 TL), Isana Organik Pamuk (7 TL) ve yine Isana'nın sınırlı üretim serilerinden sıvı sabun aldım (5 TL).

rosece kuşburnu yağı

Ve bu alışveriş yazısının en güzel iki ürününe geldi sıra. Pixi Glow Tonik uzun süredir wishlistimde olan bir üründü. Pixi mi yoksa Koreden Kozmetik'e yeni gelen Isntree mi derken yabancı bloggerların güzel yorumlarının da etkisiyle Pixi'yi denemek istedim. Sephora'da 100 ml'lik küçük boyunun fiyatı 149 TL ve sitede her zaman bulunmuyor. Ben bir Instagram hesabından kargo ile birlikte 106 TL'ye almış oldum. Beğenirsem yine buradan almaya devam ederim. Merak edenler buraya tıklayarak bahsettiğim instagram hesabına göz atabilirler, ben alışverişimde herhangi bir sorun yaşamadım.

Doğanın retinolü olarak bilinen Kuşburnu Çekirdeği Yağı uzun zamandır rutinime eklemek istediğim bir doğal yağ. Ocak ayı başlarında cildimde yine birkaç sivilce problemi yaşayınca temizleme aşamasından sonraki rutinimi baştan oluşturdum ve denemek istediğim markalardan Rosece Kuşburnu Yağı'nı sipariş ederek akşam rutinime dahil ettim. Ben siparişimi Trendyol'dan verdim ve kargo bedava kampanyasıyla 55 TL'ye iki günde elime ulaştı. Spoiler olarak çok severek kullandığımı belirteyim, devamını Şubat ayı içerisinde hazırlayıp yayınlamayı düşündüğüm Cilt Bakım Rutinim yazısına saklayayım.

Ocak ayı alışverişim böyleydi, her ürünü içime sinerek aldığım için bu ayki harcamam beni mutlu etti, umarım önümüzdeki aylarda da bu mantıkla bu performansıma devam ederim :)

L'Oreal Content Pro Yılbaşı Kutusu ✨

loreal content pro kutu

Yılbaşına birkaç gün kala L'Oreal Content Pro'dan sürpriz bir yılbaşı kutusu aldım. Aslında içeriğini Instagram hesabımda paylaşmıştım ama burada da bahsetmeden geçmek istemedim, çünkü bloglarda bu tarz yazılar okumaya da yazmaya da bayılıyorum :)

Kutu içeriğine bakmadan önce nedir bu L'Oreal Content Pro derseniz; Instagram'da takipçi sayınız kaç olursa olsun tamamen ücretsiz üye olabildiğiniz, projelere katılabildiğiniz ve etkili içerik yaratmak için verilen yönergelerle yaratıcılığınızı konuşturarak puan kazanabildiğiniz bir platform. Kazandığınız puanlarla da yepyeni ürünler deneme ve kazanma şansına sahip oluyorsunuz.

Siz de bu eğlenceli platforma katılmak isterseniz buradan üye olabilirsiniz.

Gelelim yılbaşı kitinden çıkan ürünlere:

loreal content pro yılbaşı kutusu

♦ Garnier Nem Bombası Ferahlatıcı Yüz Maskesi
♦ La Roche Posay Toleriane Sensitive Nemlendirici Krem 15 ml
♦ Vichy Mineral 89 Daily Booster Serum Tester
♦ CeraVe Nemlendirici Krem Tester
♦ L'Oreal Magic Shampoo Görünmez Kuru Şampuan
♦ YSL All Hours Foundation 5 ml
♦ YSL Top Secret Expert Makeup Remover
♦ YSL Dessin Du Regard Waterproof Eyeliner
♦ YSL Libre Parfüm Tester
♦ YSL Black Opium Parfüm Tester
♦ Lancome Idole Parfüm Tester


vichy mineral 89 serum

loreal paris kuru şampuan

ysl black opium parfüm


Rengi benim için koyu olan fondöten hariç hemen hepsini denemek için sabırsızlanıyorum! Özellikle içeriği hiç fena gözükmeyen Garnier Nem Bombası yüz maskesini ve L'Oreal Paris kuru şampuanı çok merak ediyorum. Vichy Mineral 89 Serum ve CeraVe nemlendirici testerlarını ise şimdilik Mart ayındaki Lviv seyahati için saklıyorum. Hepsini kullandıkça yorumlarımı gelecek Bitenler ya da Favoriler yazılarımda paylaşıyor olacağım.

Aralarında kullandığınız veya denemeyi düşündüğünüz ürünler var mı?

Beni instagramdan takip etmek için: @fulinblog

Sevgiler 🌸

2019 Favorilerim ⭐️


Yeni yılın ilk gününden merhabalar! Yılbaşı coşkusuyla 2019'u bir favoriler yazısıyla kapatmak istemiştim ama hafta içi iş, hafta sonu da evde olmayışım sebebiyle hazırladığım yazının fotoğraflarını gün ışığında bir türlü çekemedim. 2020'nin ilk gününe tatil olmanın da verdiği keyifle enerjik başlayıp fotoğrafları çektim (ışık hala benim için çok tatmin edici olmasa da) ve bu yazı nihayet sizle buluştu. O zaman çayınızı, kahvenizi alın ve 2020'ye güzel bir favoriler yazısıyla giriş yapalım!

Pembe ürün başlıklarına tıklayarak inceleme yazılarına gidebilirsiniz.

missha time revolution first treatment essence

2019'un son çeyreği özellikle cilt bakımı anlamında benim için vazgeçilmez kategorisine giren ürünler keşfettiğim güzel bir dönem oldu! Kore ürünleriyle bu dönemde tanıştım ve bu kadar sürede mucizeler yaratmasa da cildimde etkilerini apaçık görmek beni çok mutlu etti. Heimish All Clean Green Foam yumuşacık köpükleri, nazik fakat güzel temizlemesi ve bıraktığı pürüzsüz hisle favori temizleme jelim oldu.

Essence adımını her zaman gereksiz bulanlardandım ama Missha Time Revolution First Treatment Essence RX beni çok ama çok şaşırttı. Yapısı su gibi olmasına karşın cilde etkileri o kadar müthiş ki! Kullanmaya başladığımdan beri cildimde hiçbir kuruluk, pürüz yok; çok daha dolgun, nemli, içten parlayan ve duru bir cilde sahibim. Kullandığım asit içeren toniğin de bunlarda etkisi var elbette ama bu içten parlama ve doygunluğu kesinlikle bu essence'a borçluyum.

2019'da tanıştığım Yves Rocher Pure Calmille Micellar Cleansing Oil de tam bir fiyat/performans ürünü olmasıyla bu listeye girmeyi hak etti.

L'Oreal Paris Cherie On The Cake Bronzer&Allık

Kozmetik ürünlerinde 2019 yılında da olabildiğince minimal olmaya çalıştım. Zaten genellikle klasik bir makyaj stilinin dışına pek çıkmadığım için kendimce gereksiz far paletleri, allık ve highlighterlar almadım, hiç kullanmadıklarımı elden çıkardım. Yine 2020 yılında da elimden geldiğince sevdiğim ve sürekli kullandığım ürünlerden oluşan, minimal bir makyaj koleksiyonu hedefliyorum.

Kozmetik ürünleri olarak L'Oreal Paris Paradise Vanilya Kokulu Kahverengi MaskaraL'Oreal Paris Cherie On The Cake Bronzer&Allık, L'Oreal Paris X Isabel Marant koleksiyonundan Le Seine Shadow ruj ve Maybelline Brow Precise Fiber Filler Kaş Maskarası bu sene favorilerim oldu. Ruj ne yazık ki koleksiyon ürünü olduğu için sınırlı sayıdaydı ancak bazı Rossmann'larda bu koleksiyonu hala görüyorum. Maybelline'in bu harika kaş maskarası ise ne yazık ki artık satılmıyor, bittiğinde yerini doldurabilmem için bu sefer ben sizden öneri bekliyorum :)

kitap ayrılık vakti

Bu senenin favori kitapları KafesAyrılık Vakti ve Sessiz Ev'di. Sessiz Ev'de Orhan Pamuk'un edebi diline, Ayrılık Vakti'nde Jodi Picoult'un kurgusuna ve filler hakkındaki muhteşem bilgilere, Kafes'te ise Josh Malerman'ın okuyucuyu hikayenin içine alma yeteneğine hayran kaldım. Bu üç kitabı da mutlaka okumanızı öneririm!



Senenin favori filmleri ise Bohemian Rhapsody ve bir ABBA hayranı olarak Mamma Mia! Here We Go Again oldu. Bu sene izlediğim film sayısı beni hiç tatmin etmedi, listem hala kabarık. 2020'de her hafta en az 1 film izlemek istiyorum.

Benim 2019 favorilerim bunlardı. 2020'de gerçekten beğendiğim şeyler oldukça bu şekilde Favoriler yazısı altında derli toplu paylaşmayı planlıyorum.

2020'nin hepimiz için hayallerimizi gerçekleştirmek için sağlam adımlar atacağımız, sağlıklı, huzurlu, sevgi ve güzellikler dolu bir yıl olmasını diliyorum 💖

İyi seneler! 🎄🎅

🌸Beni instagramdan takip etmek için: @fulinblog